Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
Egemenlik ilkesi gereğince yabancı bir ülke mahkemesinden verilen kararlar Türkiye'de kendiliğinden kesin hüküm veya kesin delil gücü taşımaz ve doğrudan icra edilemez. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 50-59 hükümleri uyarınca yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de hukuki sonuç doğurabilmesi için "tanıma" veya "tenfiz" davası açılması gerekir. "Tanıma" (MÖHUK m. 58), icrai nitelik taşımayan tespit veya inşai (yenilik doğuran) yabancı mahkeme kararlarının (örneğin sadece boşanmaya ilişkin kararların) Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilmesini sağlar. "Tenfiz" (MÖHUK m. 50) ise bir edimin yerine getirilmesini ve cebri icrayı gerektiren yabancı mahkeme ilamlarının (örneğin alacak, tazminat, nafaka veya velayet teslimi kararlarının) Türkiye'de Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra edilebilmesine karar verilmesidir.
MÖHUK m. 54 uyarınca tenfiz kararı verilebilmesi için dört temel şart aranır: 1) Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) esasına dayanan bir anlaşma, kanun hükmü veya fiili uygulama bulunması (tanıma davalarında MÖHUK m. 58/1 uyarınca karşılıklılık şartı aranmaz), 2) İlâmın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen (örneğin Türkiye'deki taşınmazın aynına ilişkin olmayan) bir konuda verilmiş olması veya davalının itirazı üzerine kararın aşırı yetki esasına dayanmaması, 3) Hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, 4) O yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin (davalının) usulüne uygun olarak mahkemeye çağrılmış ve savunma hakkının kısıtlanmamış olması.
Türk mahkemesi tanıma ve tenfiz incelemesinde "revizyon yasağı" (esasa girme yasağı) ile bağlıdır; yabancı mahkemenin maddi vakıayı ve delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediğini denetleyemez, yalnızca MÖHUK m. 50-58 şartlarının varlığını inceler. Ayrıca 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A uyarınca yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma, evliliğin butlanı veya iptali kararları, tarafların birlikte (veya bir taraf ölmüş ya da yabancı ise diğer Türk vatandaşı tarafın tek başına) başvurması halinde dava açılmaksızın doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir.
Şartları ve Uygulama İlkeleri
- Yabancı mahkeme kararının o ülke kanunlarına göre usulüne uygun şekilde "kesinleşmiş" olması ve apostil şerhiyle onaylı tercümesinin sunulması şarttır (MÖHUK m. 50, m. 52).
- Tenfiz davalarında "karşılıklılık (mütekabiliyet)" şartı aranırken, tanıma davalarında karşılıklılık şartı aranmaz (MÖHUK m. 54/1-a, m. 58/1).
- Türk mahkemesi yabancı kararın esasına (delillere ve kusura) giremez ("revizyon yasağı"); yalnız Türk kamu düzenine açık aykırılık ve savunma hakkını denetler.
- Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, aile hukukuna ilişkin kararlarda (boşanma, nafaka, velayet) ise Aile Mahkemesidir (MÖHUK m. 51, 4787 s. K. m. 4).
- Yabancı mahkemenin kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m. 59).
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yurt dışında verilen boşanma kararını Türkiye'de mahkemede dava açmadan nüfusa işletmek mümkün müdür?
Evet. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A uyarınca yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen ve kesinleşmiş olan boşanma kararları; tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurması (taraflardan biri ölmüş ya da yabancı uyruklu ise Türk vatandaşı olan diğer tarafın veya mirasçılarının tek başına başvurması) halinde mahkemede dava açılmasına gerek kalmaksızın konsolosluklar veya nüfus müdürlüklerince nüfus kütüğüne tescil edilebilir.
Yabancı boşanma kararında hem boşanma hem de velayet ve nafaka hükmü varsa tanıma mı yoksa tenfiz mi istenmelidir?
Sadece boşanma hükmü inşaî nitelikte olduğundan tanıma (veya nüfusta idari tescil) yeterlidir; ancak kararın içindeki nafaka tahsili, tazminat veya çocuk teslimi/velayet hükümlerinin Türkiye'de icra kabiliyeti kazanabilmesi için Aile Mahkemesinde "tenfiz davası" açılması gerekir.
Yabancı mahkeme kararının "Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması" ne demektir?
10.02.2012 tarihli ve 2010/1 E., 2012/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yabancı mahkeme kararının salt gerekçesiz olması tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz; ancak temel hak ve özgürlüklere, adil yargılanma ve savunma hakkına, çocuğun üstün yararına veya Türk hukukunun vazgeçilmez temel ahlak ve adalet ilkelerine açıkça ters düşen hükümler kamu düzenine aykırı sayılarak reddedilir.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi İle İlgili Kanun, İçtihat ve Hesaplama Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.