Mesaj yazın

Çalışma Alanı ve Hukuki Rehber

Nafaka ve Velayet

Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası; velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kişisel ilişki.

Görevli MahkemeAile Mahkemesi (Nafaka şartını ihlal tazyik hapsi şikâyetlerinde İcra Ceza Mahkemesi)
Yetkili MahkemeBoşanmadan sonraki nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 177); velayet davalarında davalının veya çocuğun yerleşim yeri mahkemesi
Zorunlu Arabuluculuk / UzlaştırmaNafaka ve velayet uyuşmazlıkları zorunlu arabuluculuğa tabi değildir; velayet kamu düzenine ilişkindir
Temel Süre / ZamanaşımıKoşullar değiştiğinde her zaman nafaka uyarlama ve velayet değişikliği davası açılabilir; birikmiş nafaka alacaklarında 10 yıllık zamanaşımı uygulanır
Temel Mevzuat4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK m. 169, 175-177, 182-183, 323-366), Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, 2004 sayılı İİK m. 344

Velayet, ergin olmayan çocukların bakım, eğitim, korunma, yetiştirilme ve temsil hak ve yükümlülüklerinin anne ve/veya babaya ait olmasını ifade eder (TMK m. 335 vd.). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanma veya ayrılık halinde ise hâkim velayeti eşlerden birine verebileceği gibi, uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde şartları oluşmuşsa ortak velayet düzenlemesini de değerlendirebilir.

Velayetin kime verileceğine ve çocukla diğer ebeveyn arasındaki kişisel ilişkinin nasıl kurulacağına karar verilirken mahkemenin dikkate aldığı temel ölçüt "çocuğun üstün yararı"dır. İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması ve adli destek görevlilerince hazırlanan sosyal inceleme raporu (SİR) alınması sürecin asli unsurlarıdır.

Nafaka ise boşanma davası sürecinde ve sonrasında eşlerin veya çocukların bakım ve geçimini güvence altına alan kanuni bir yükümlülüktür. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın artırılması, azaltılması veya tamamen kaldırılması için dava açılabilir (TMK m. 176/4 ve m. 331).

Kapsamdaki Başlıca Dava ve Hukuki İşlemler

  • Boşanma davası süresince eş ve çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakası (TMK m. 169 ve m. 197)
  • Velayeti kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması için iştirak nafakası (TMK m. 182, m. 327-330)
  • Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakası (TMK m. 175)
  • Altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında talep edilebilen yardım nafakası (TMK m. 364)
  • Nafakanın artırılması (uyarlanması), azaltılması veya kaldırılması davaları (TMK m. 176/4, m. 331)
  • Velayetin belirlenmesi, velayetin değiştirilmesi ve velayetin kaldırılması (nez’i) davaları (TMK m. 183, m. 348)
  • Velayet kendisinde olmayan ebeveyn veya üçüncü kişiler (büyükanne, büyükbaba) ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması ve yeniden düzenlenmesi (TMK m. 323-325)
  • Nafaka alacaklarının cebri icra yoluyla tahsili ve nafaka yükümlülüğünü ihlal (tazyik hapsi) şikâyetleri (İİK m. 344)
  • Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri aracılığıyla yerine getirilmesi

Tedbir, İştirak, Yoksulluk ve Yardım Nafakası Türleri

Türk Medeni Kanunu’nda bakım ve yardım amacına göre dört tür nafaka düzenlenmiştir. Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin dava süresince eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakım ve korunması için re’sen aldığı geçici önlemdir (TMK m. 169); ayrıca ortak hayata ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa boşanma davası açılmadan da talep edilebilir (TMK m. 197). İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle başlayan ve velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır (TMK m. 182/2, m. 328). Çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona erer; ancak eğitimi devam ediyorsa eğitim sona erinceye kadar devam eder (TMK m. 328/2).

Yoksulluk nafakası (TMK m. 175), boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği nafakadır; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yardım nafakası ise TMK m. 364 uyarınca, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy ve altsoy ile refah içinde bulunmaları kaydıyla kardeşlere karşı talep edilebilen nafaka türüdür.

Nafakanın Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması (TMK m. 176/4 ve m. 331)

Mahkemece hükmedilen nafaka miktarları kesin ve değişmez nitelikte değildir. TMK m. 176/4 ve m. 331 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Enflasyon karşısında paranın alım gücünün düşmesi, çocuğun büyümesiyle eğitim ve bakım ihtiyaçlarının artması veya nafaka borçlusunun gelirinin önemli ölçüde azalması uyarlama davasının başlıca sebepleridir. Hâkim, istem halinde iradın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini (genellikle TÜİK TÜFE artış oranına göre) karara bağlayabilir (TMK m. 176/5).

TMK m. 176/3 uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya yoksulluk nafakası, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.

Velayetin Belirlenmesi, Değiştirilmesi ve Çocuğun Üstün Yararı

Velayet düzenlemesinde temel ilke, ebeveynlerin isteklerinden ziyade çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin korunmasıdır. Mahkeme; pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacılardan oluşan adli destek görevlileri vasıtasıyla tarafların yaşam koşullarını inceletir ve Sosyal İnceleme Raporu (SİR) alır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi uyarınca idrak çağındaki çocukların velayet ve kişisel ilişki konusunda bizzat görüşü alınır.

TMK m. 183 ve m. 324 uyarınca ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması ya da velayet hakkı sahibinin diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi sürekli olarak engellemesi ve velayet görevini ağır biçimde savsaklaması halinde, hâkim re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine velayetin değiştirilmesine karar verebilir.

Yargılama ve Başvuru Sürecinin Aşamaları

1. Aşama

Talep ve Dava Dilekçesinin Sunulması

Nafaka bağlanması, artırılması veya velayetin değiştirilmesi istemiyle çocuğun ihtiyaçlarını ve tarafların mali durumunu gösteren delillerle Aile Mahkemesinde dava açılması.

2. Aşama

Sosyal ve Ekonomik Durum (SED) Araştırması

Mahkemece kolluk, SGK, tapu, vergi dairesi ve bankalar üzerinden tarafların gelir, malvarlığı ve yaşam standartlarının resmen araştırılması.

3. Aşama

Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Çocuğun Dinlenmesi

Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında sosyal çalışma görevlilerince ebeveynler ve çocukla görüşülerek değerlendirme raporunun dosyaya sunulması.

4. Aşama

Karar, İcra Takibi ve Uyum Denetimi

Hükmedilen nafakanın tahsili için icra takibi başlatılması; kişisel ilişki ve çocuk teslimi kararlarının Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünce uygulanması.

Nafaka ve Velayet Hakkında Sık Sorulan Sorular

Nafaka artırım davası hangi sıklıkla açılabilir ve artış oranı neye göre belirlenir?

Kanunda nafaka artırım davası açmak için belirli bir bekleme süresi öngörülmemiştir; tarafların ekonomik durumlarında veya çocuğun ihtiyaçlarında önemli bir değişiklik olduğunda dava açılabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre olağanüstü bir durum değişimi yoksa nafaka artışlarında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan on iki aylık ortalama TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) oranı esas alınmaktadır.

Hükmedilen nafaka ödenmezse ne gibi hukuki yaptırımlar uygulanır?

Mahkemece hükmedilen tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakasının ödenmemesi halinde icra takibi başlatılarak borçlunun maaşına (nafaka alacaklarında maaşın tamamı değil ancak aylık nafaka tutarının tamamı kesintiye tabidir, emekli maaşı haczedilebilir) ve malvarlığına haciz konulabilir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu m. 344 uyarınca icra emrinin tebliğinden itibaren borcunu ödemeyen nafaka borçlusu hakkında şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.

Çocuk kaç yaşına geldiğinde hangi ebeveynde kalmak istediğini kendisi seçebilir?

Türk hukukunda çocuğun velayetini tek başına seçebileceği sabit bir yaş sınırı yoktur; ancak 8 yaş ve üzerindeki çocukların "idrak çağında" olduğu kabul edilerek mahkeme veya sosyal çalışma görevlisi huzurunda görüşleri alınır. Hâkim çocuğun beyanına önem vermekle birlikte, çocuğun tercihi kendi üstün yararına (eğitim, sağlık, güvenlik) aykırıysa sosyal inceleme raporları doğrultusunda farklı bir karar verebilir.

İştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurduğunda kendiliğinden biter mi?

Evet, TMK m. 328/1 uyarınca babanın ve ananın bakım borcu çocuğun ergin olmasına (18 yaşını doldurmasına) kadar devam eder ve erginlikle birlikte iştirak nafakası kanunen sona erer. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen üniversite veya mesleki eğitimi devam ediyorsa, kendi başına açacağı bir dava ile eğitimi sona erinceye kadar anne ve babasından yardım/eğitim nafakası talep edebilir (TMK m. 328/2).

Bu sayfadaki bilgiler yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Nafaka ve Velayet ile ilgili yazılar

Velayet Uyuşmazlıklarında Çocuğun Üstün Yararı: Kriterler, Deliller ve Gerekçelendirme

Velayet uyuşmazlıklarında üstün yarar ilkesi, kararın merkezinde yer alır. Bu makale, mahkemelerin hangi kriterlerle değerlendirme yaptığı ve delillerin nasıl anlam kazandığı üzerinde durur. 1. Değerlendirme Kriterlerinin Çok Boyutluluğu Velayet değerlendirmesi; çocuğun güvenliği, bakım sürekliliği, duygusal bağlar, eğitim düzeni ve yaşam çevresi gibi unsurların birlikte ele alınmasını gerektirir. Ebeveynlerin ekonomik durumu tek başına belirleyici değildir; bakım kapasitesi ve işbirliği...

Mesaj yazın