Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmesi üzerine icra takibi kendiliğinden durur (2004 sayılı İİK m. 62, m. 66). Duran takibe devam edebilmek için alacaklının elindeki belgelere göre başvurabileceği iki farklı hukuki yol vardır: Genel mahkemelerde açılan "itirazın iptali davası" (İİK m. 67) ve İcra Hukuk Mahkemesinde açılan "itirazın kaldırılması" (İİK m. 68-68/a). Elinde İİK m. 68'de sayılan belgelerden (imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç senedi, resmi dairelerin veya yetkili makamların verdikleri belgeler, kredi kurumu belgeleri vb.) biri bulunmayan alacaklı, yalnız genel mahkemelerde "itirazın iptali davası" açabilir; elinde İİK m. 68 belgesi bulunan alacaklı ise dilerse itirazın iptali davası açabilir, dilerse İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
İİK m. 67 uyarınca itirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren "bir yıl" içinde genel hükümlere göre görevli mahkemede (Asliye Hukuk, Asliye Ticaret, İş veya Tüketici Mahkemesi) açılır ve karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder (ticari, iş, tüketici ve kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartıdır). İtirazın kaldırılması (kesin kaldırma - İİK m. 68; imzaya itirazda geçici kaldırma - İİK m. 68/a) ise itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren "altı ay" içinde İcra Hukuk Mahkemesinden istenir; sınırlı inceleme yapılır, tanık ve yemin deliline başvurulamaz ve verilen karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.
Her iki yolda da borçlunun itirazında haksız çıkması ve karşı tarafın talep etmesi halinde, reddedilen veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere" icra inkâr tazminatına hükmolunur (itirazın iptali davasında İİK m. 67/2 uyarınca alacağın likit/belirlenebilir olması şarttır). Alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi halinde ise borçlunun talebi üzerine alacaklı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilir.
Şartları ve Uygulama İlkeleri
- İtirazın iptali davası (İİK m. 67) itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde açılır ve maddi anlamda kesin hüküm doğurur.
- İtirazın kaldırılması (İİK m. 68) itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde İcra Hukuk Mahkemesinden istenir; alacaklının elinde İİK m. 68 belgesi olması şarttır.
- İtirazın iptali davalarında (ticari, iş, tüketici ve kira kaynaklı olanlarda) dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; itirazın kaldırılmasında arabuluculuk şartı yoktur.
- İtirazın iptali davasında %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için talep bulunması ve alacağın likit (hesaplanabilir) olması gerekir (İİK m. 67/2).
- 1 yıllık itirazın iptali süresi kaçırılırsa takip düşer; ancak alacak zamanaşımına uğramamışsa genel hükümlere göre normal alacak davası açılabilir (İİK m. 67/4).
İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Alacağın "likit (belirlenebilir)" olması ne demektir ve icra inkâr tazminatını nasıl etkiler?
Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarının bilindiği veya bütün unsurlarıyla kolayca hesaplanıp belirlenebildiği (fatura, sözleşme, cari hesap, kredi vb.) alacaklar likit alacak sayılır. Alacağın tespiti yargılamayı ve teknik bilirkişi takdiri gerektiriyorsa (örneğin haksız fiil veya iş kazası tazminatı) alacak likit olmadığından borçlu aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilemez.
İtirazın iptali davasında mahkemece verilen karar kesinleşmeden icraya devam edilebilir mi?
Evet. 6100 sayılı HMK m. 350 ve m. 367 uyarınca kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmazın aynına ilişkin ilamlar hariç mahkeme kararlarının icrası için kesinleşmesi şart değildir. İtirazın iptali ilamı kesinleşmeden takibe devam edilebilir; ancak borçlu tehir-i icra (icranın geri bırakılması - İİK m. 36) kararı alarak teminat karşılığında icrayı durdurabilir.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği sebeplerle bağlı mıdır?
İİK m. 63 uyarınca itirazın kaldırılması (İcra Mahkemesi) incelemesinde borçlu, senet metninden anlaşılanlar dışında itirazında bildirdiği sebeplerle bağlıdır. Ancak genel mahkemede görülen itirazın iptali davasında borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği savunma ve itiraz sebeplerini de (cevap süresi içinde) ileri sürebilir.
İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması İle İlgili Kanun, İçtihat ve Hesaplama Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
Emsal Yüksek Mahkeme Kararları
Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.