Mesaj yazın

Usul, İcra, İş ve İdare Hukuku · 2004 s. İİK m. 82/1-12

Borçlunun Haline Münasip Evi (Meskeniyet İddiası) ve Aşkın Değer Satışı (İİK m. 82/1-12)

Borçlunun ve ailesinin barınma ihtiyacını karşılayan haline münasip evinin haczedilemezliği (meskeniyet şikâyeti), 7 günlük şikâyet süresi ve evin değeri fazlaysa satılarak münasip ev bedelinin borçluya bırakılması usulü.

Hukuki Terim / KurumBorçlunun Haline Münasip Evi (Meskeniyet İddiası) ve Aşkın Değer Satışı (İİK m. 82/1-12)
Hukuk DalıUsul, İcra, İş ve İdare Hukuku
Yasal Dayanak2004 s. İİK m. 82/1-12

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

İcra hukukunda alacaklının alacağına kavuşması kadar, borçlunun ve ailesinin insan onuruna yaraşır asgari yaşam ve barınma hakkının korunması da sosyal devlet ilkesinin (Anayasa m. 2, m. 57) gereğidir. Bu amaçla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 82/1-12 bendinde "borçlunun haline münasip evi" haczi caiz olmayan (haczedilemez) mallar arasında sayılmıştır (uygulamada buna "meskeniyet iddiası / meskeniyet şikâyeti" denir). Bir taşınmaz hakkında meskeniyet şikâyetinde bulunulabilmesi için taşınmazın tapuda arsa olarak görünse bile fiilen üzerinde "konut (mesken)" olarak kullanılmaya elverişli bir yapının bulunması şarttır; ancak borçlunun haciz sırasında o evde bizzat oturuyor olması zorunlu değildir (örneğin kendi evini kiraya verip aldığı kirayla başka bir evde kiracı olarak oturuyorsa ve başka bir konutu da yoksa yine meskeniyet şikâyetinde bulunabilir). Birden fazla evi olan borçlu, bunlardan yalnız birini haline münasip ev olarak seçebilir.

İİK m. 82/son uyarınca icra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir; ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bir evin borçlunun "haline münasip" olup olmadığının ve değerinin tespiti yargılama ve keşif/bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden, icra müdürü meskeniyet nedeniyle haciz talebini doğrudan reddedemez; evi haczeder ve borçlu haczi öğrendiği tarihten itibaren "yedi (7) gün içinde" (İİK m. 16/1) İcra Mahkemesine başvurarak "meskeniyet şikâyetinde" bulunur! Bir evin borçlunun "haline münasip" olup olmadığı, haciz anındaki "borçlunun sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin (kendisiyle birlikte aynı çatı altında yaşayan bakmakla yükümlü olduğu kişilerin) ihtiyaçlarına" göre İcra Mahkemesince mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Keşifte iki değer tespit edilir: 1) Haczedilen evin mevcut "gerçek piyasa rayiç değeri", 2) Borçlunun ailesinin nüfusuna ve sosyal durumuna göre, daha mütevazı bir semtte haline münasip bir evi satın alabileceği "asgari bedel".

İİK m. 82/3'te "aşkın değer satışı" düzenlenmiştir: "Ancak evin kıymeti fazla ise, bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır!" Yani bilirkişi incelemesi sonucunda; A) Eğer haczedilen evin değeri, borçlunun haline münasip bir ev alabileceği bedelden "daha az veya ona eşit" ise, mahkeme meskeniyet şikâyetini kabul ederek "taşınmaz üzerindeki haczin tamamen kaldırılmasına" karar verir. B) Eğer haczedilen evin değeri, borçlunun haline münasip bir ev alabileceği bedelden "fazla" ise (örneğin haczedilen ev 5.000.000 TL değerinde iken borçlunun haline münasip mütevazı bir evi 2.500.000 TL'ye alabileceği tespit edilmişse), mahkeme haczi kaldırmaz; "taşınmazın borçlunun haline münasip ev alabileceği (2.500.000 TL) bedelden az olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden öncelikle bu miktarın borçluya ödenmesine, artan kısmın ise alacaklıya ödenmesine" karar verir! İİK m. 83/a uyarınca borçlunun "hacizden önce" bir evinin haczedilemezliğinden vazgeçtiğine dair yaptığı anlaşmalar geçersizdir. Ancak İİK m. 82/4 uyarınca "bu borcun (taşınmazın) bedelinden" doğan alacaklar (örneğin evi satın almak için çekilen konut kredisi) ve borçlunun kendi rızasıyla kurduğu "ipotek" takiplerinde (zorunlu kurulan ipotekler hariç) meskeniyet şikâyeti ileri sürülemez!

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Meskeniyet şikâyeti (İİK m. 82/1-12) kamu düzenine ilişkin olmadığından, borçlunun taşınmaz üzerine haciz konulduğunu öğrendiği (haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği) tarihten itibaren "7 gün içinde" İcra Mahkemesine başvurması şarttır (İİK m. 16/1).
  • Borçlunun haline münasip evinin niteliği ve değeri belirlenirken borçlunun "haciz tarihindeki" aile nüfusu (aynı çatı altında birlikte yaşadığı eşi, çocukları, bakmakla yükümlü olduğu anne-babası) ve sosyal durumu esas alınır.
  • Haczedilen evin değeri haline münasip ev değerinden fazla ise haciz tümden kaldırılmaz; ev "münasip ev bedelinden aşağı olmamak üzere" satılır ve satış bedelinden münasip ev tutarı öncelikle borçluya verilir (İİK m. 82/3).
  • Borçlu hacizden önce meskeniyet hakkından feragat edemez (İİK m. 83/a); ancak ev üzerinde kendi serbest iradesiyle "ipotek" tesis etmişse ve ev daha önce "aile konutu" olarak kullanılmıyorsa meskeniyet iddiasında bulunamaz.
  • Mirasbırakanın (murisin) borçlarından dolayı terekeye dahil bir taşınmaz haczedilmişse, mirasçılar murisin borcu için o taşınmaz hakkında kendi adlarına meskeniyet iddiasında bulunamazlar; yalnız kendi şahsi borçları için hisseleri üzerinde meskeniyet şikâyetinde bulunabilirler.

Borçlunun Haline Münasip Evi (Meskeniyet İddiası) ve Aşkın Değer Satışı (İİK m. 82/1-12) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ticari kredi veya üçüncü kişinin borcu için evine ipotek koyan borçlu, o evde ailesiyle birlikte "aile konutu" olarak oturuyorsa ipotek alacaklısına veya diğer haciz alacaklılarına karşı meskeniyet iddiasında bulunabilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre; borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan gelen haciz alacaklılarına karşı meskeniyet iddiasında bulunabilmesi için, ya ipoteğin "zorunlu ipotek" (konut/zirai kredi vb.) olması ya da serbest iradeyle kurulan ipotekte taşınmazın "ipotek tesis edildiği tarihten önce de borçlu ve ailesince aile konutu (mesken) olarak kullanılıyor olması" (ve ipotek borcunun ödenmiş olması) gerekmektedir.

Taşınmazda tam mülkiyet sahibi değilim, sadece 1/2 veya 1/3 oranında "hissedarım (paydaşım)"; hissem üzerine konulan hacze karşı meskeniyet şikâyetinde bulunabilir miyim?

Evet. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taşınmazdaki "hisse (pay)" üzerinde de meskeniyet şikâyetinde bulunulabilir. Bu durumda mahkemece borçlunun hissesine düşen değer ile haline münasip bir ev alabileceği bedel karşılaştırılır; hisse değeri münasip ev bedelinin altındaysa hisse üzerindeki haciz kaldırılır.

Evim üzerinde birden fazla icra dosyasından haciz var; sadece bir icra dosyasında meskeniyet şikâyeti yapıp kazansam diğer dosyalardaki hacizler de kalkar mı?

Hayır. Meskeniyet şikâyeti her bir icra takip dosyası ve her bir haciz için ayrı ayrı değerlendirilir; bir icra dosyasında verilen haczin kaldırılması kararı diğer icra dosyalarındaki alacaklıları bağlamaz. Bu nedenle borçlunun evine haciz koyan her bir icra dosyası yönünden öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde ayrı ayrı meskeniyet şikâyetinde bulunması gerekir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın