Mesaj yazın

Usul, İcra, İş ve İdare Hukuku · 6100 s. HMK m. 389 / 2004 s. İİK m. 257

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz

Dava konusu mal veya hakkın korunması için uygulanan geçici hukuki koruma (ihtiyati tedbir) ile para alacaklarının güvenceye alınması için konulan ihtiyati haciz.

Hukuki Terim / Kurumİhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz
Hukuk DalıUsul, İcra, İş ve İdare Hukuku
Yasal Dayanak6100 s. HMK m. 389 / 2004 s. İİK m. 257

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

Medeni usul ve icra hukukunda yargılama veya takip sonuçlanıncaya kadar alacaklının ya da hak sahibinin telafisi güç zararlara uğramasını önlemek amacıyla iki farklı geçici hukuki koruma kurumu öngörülmüştür: "İhtiyati tedbir" (6100 sayılı HMK m. 389-399) ve "ihtiyati haciz" (2004 sayılı İİK m. 257-268). HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikmesinde sakınca bulunmasından yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, "uyuşmazlık konusu (dava konusu) hakkında" verilebilen geçici bir hukuki korumadır (örneğin tapu iptal davasında taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için konulan ihtiyati tedbir).

İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz ise, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş (muaccel) bir "para borcunun" alacaklısının, borçlunun elinde veya üçüncü kişide bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve haklarını geçici olarak haczettirebilmesidir. Vadesi gelmemiş (müeccel) borçlarda ise yalnız borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanır yahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir (İİK m. 257/2). Temel ayrım şudur: Para alacakları için kural olarak ihtiyati tedbir değil "ihtiyati haciz" istenir; para dışındaki ayni veya şahsi hak ve mal uyuşmazlıklarında ise "ihtiyati tedbir" yoluna başvurulur.

Her iki kurumda da mahkeme kural olarak yaklaşık ispat (HMK m. 390/3, İİK m. 258/1) ölçütüne göre inceleme yapar ve haksız çıkma ihtimaline karşı başvurucudan uygun bir "teminat" (genellikle %10-%15 oranında nakit veya banka teminat mektubu - HMK m. 392, İİK m. 259) alır. Kararın dava veya takip açılmadan önce verilmesi halinde; ihtiyati tedbirde kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren "iki hafta" içinde esas hakkındaki davanın açılması (HMK m. 397/1), ihtiyati hacizde ise kararın verildiği tarihten itibaren "on gün" içinde icra dairesinden infazının istenmesi (İİK m. 261) ve haczin tatbikinden itibaren "yedi gün" içinde takip talebinde bulunulması veya dava açılması (İİK m. 264/1) zorunludur; aksi halde tedbir veya haciz kendiliğinden kalkar.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • İhtiyati tedbir uyuşmazlık konusu mal veya hak için (HMK m. 389), ihtiyati haciz ise yalnız para alacakları için (İİK m. 257) verilir.
  • Dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir kararının 1 hafta içinde uygulanması talep edilmeli ve bu tarihten itibaren 2 hafta içinde esas dava açılmalıdır (HMK m. 393, m. 397).
  • İhtiyati haciz kararı verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde icraya konulmalı (İİK m. 261) ve haczin tatbikinden itibaren 7 gün içinde tamamlayıcı merasim (dava veya takip) yapılmalıdır (İİK m. 264).
  • Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir veya haciz kararlarına karşı tebliğden/öğrenmeden itibaren 1 hafta (tedbirde HMK m. 394) / 7 gün (hacizde İİK m. 265) içinde itiraz edilebilir.
  • Haksız ihtiyati tedbir (HMK m. 399) veya haksız ihtiyati haciz (İİK m. 259/4) nedeniyle kusur şartı aranmaksızın (kusursuz sorumluluk) tazminat davası açılabilir.

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Hakkında Sık Sorulan Sorular

Taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasında satış bakımından ne fark vardır?

Devir ve temliki önleyici ihtiyati tedbir kararı taşınmazın rızai devrini ve kural olarak tedbirden sonraki hacizlerle satışını önlerken; ihtiyati haciz diğer alacaklıların taşınmazı haczetmesine ve sattırmasına engel olmaz, sadece alacaklının satış bedeline (sıra cetveline) geçici olarak iştirak etmesini sağlar (İİK m. 268).

Hangi hallerde ihtiyati haciz veya tedbir için mahkeme teminat aramaz?

HMK m. 392/1 ve İİK m. 259/2-3 uyarınca; talebin resmi bir belgeye veya ilama dayanması halinde teminat aranmaz; ilam niteliğinde bir belgeye dayanması halinde ise teminat alınıp alınmayacağını mahkeme takdir eder. Adli yardımdan yararlanan kimseler de teminat göstermekten muaftır.

Haksız ihtiyati tedbir veya haciz nedeniyle tazminat davası ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?

HMK m. 399/3 uyarınca haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl; İİK m. 259 kapsamındaki haksız ihtiyati haciz tazminat davası ise Yargıtay içtihatları uyarınca TBK m. 72 gereğince iki yıl (ve her halde on yıl) geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın