Mesaj yazın

Usul, İcra, İş ve İdare Hukuku · 6100 s. HMK m. 61-69

Davanın İhbarı (HMK m. 61-64) ve Fer’i / Asli Müdahale (HMK m. 65-69)

Görülmekte olan bir davada rücu ilişkisi bulunan üçüncü kişiye davanın ihbar edilmesi (HMK m. 61), üçüncü kişinin taraflardan birinin yanında yer alması (fer'i müdahale - HMK m. 66) veya her iki tarafa karşı bağımsız dava açması (asli müdahale - HMK m. 65).

Hukuki Terim / KurumDavanın İhbarı (HMK m. 61-64) ve Fer’i / Asli Müdahale (HMK m. 65-69)
Hukuk DalıUsul, İcra, İş ve İdare Hukuku
Yasal Dayanak6100 s. HMK m. 61-69

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

Medeni usul hukukunda kural olarak mahkemece verilen hüküm yalnızca davanın tarafları (davacı ve davalı) hakkında kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil eder. Ancak görülmekte olan bir davanın sonucu, taraflarla aralarında rücu (geri dönme), kefalet, sigorta veya zapttan/ayıptan sorumluluk ilişkisi bulunan üçüncü kişilerin hukuki durumunu da dolaylı olarak etkileyebilir. İşte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 61-69 hükümlerinde üçüncü kişilerin görülmekte olan bir davayla ilişkilendirilmesi üç kurumla düzenlenmiştir: "Davanın ihbarı" (HMK m. 61-64), "Asli müdahale" (HMK m. 65) ve "Fer'i müdahale" (HMK m. 66-69). HMK m. 61/1 uyarınca "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir (HMK m. 62). Kendisine dava ihbar edilen üçüncü kişi, "davanın tarafı (davalı veya davacı) sıfatını kazanmaz" ve hakkında hüküm kurulamaz; üçüncü kişi dilerse davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir (fer'i müdahil olabilir), dilerse hareketsiz kalabilir (HMK m. 63). Ancak üçüncü kişi davaya katılmasa dahi, ihbarın çok önemli bir maddi sonucu vardır: İleride ihbar eden ile üçüncü kişi arasında açılacak rücu davasında, üçüncü kişi ilk davada kesinleşen maddi ve hukuki olguların yanlış karara bağlandığını ileri süremez ("ihbarın etkisi" - HMK m. 64, m. 69/2).

HMK m. 66-69 arasında düzenlenen "fer'i (yan) müdahale", üçüncü kişinin tahkikat sona erinceye kadar, davayı kazanmasında "hukuki yararı" bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla kendi talebiyle veya ihbar üzerine davaya katılmasıdır. Fer'i müdahil de davanın "tarafı" değildir; yalnız yanında katıldığı (asli) tarafın yardımcısıdır. HMK m. 68 uyarınca fer'i müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir; yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir ve onun işlem ve açıklamalarına "aykırı olmayan" her türlü usul işlemlerini yapabilir. Fer'i müdahil davadan feragat edemez, davayı kabul edemez, sulh olamaz ve karşı davacı olamaz. HMK m. 69/1 uyarınca "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir." Yani mahkeme kararında fer'i müdahil lehine veya aleyhine tahsile ya da vekâlet ücretine hükmedilemez! HMK m. 69/2'de ise "müdahalenin etkisi" düzenlenmiştir: Fer'i müdahilin, tarafla rücu ilişkisi nedeniyle daha sonraki rücu davasında asıl davadaki hükmün yanlış verildiğini ileri sürebilmesi ancak; 1) Davaya zamanında katılamadığı için iddia veya savunma imkânlarını kullanamamış olmasına ya da 2) Yanında katıldığı tarafın "ağır kusuruyla" kendisince bilinmeyen iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürmemiş olmasına bağlıdır.

HMK m. 65'te düzenlenen "asli müdahale" ise fer'i müdahaleden tamamen farklıdır ve bağımsız bir davadır: "Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir." Örneğin (A) ile (B) arasında bir taşınmazın mülkiyeti hakkında dava görülürken, üçüncü kişi (C) "o taşınmaz ne A'nın ne de B'nindir, gerçek malik benim" diyerek harcını yatırıp hem (A)'yı hem de (B)'yi davalı göstererek aynı mahkemede asli müdahale davası açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır (HMK m. 65/2).

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Davanın ihbarı (HMK m. 61) ve fer'i müdahale (HMK m. 66) talepleri, ilk derece mahkemesinde "tahkikat sonuçlanıncaya kadar" yapılabilir; istinaf veya temyiz aşamasında ilk kez ihbar veya müdahale yapılamaz.
  • Asli müdahale (HMK m. 65) ise dava konusu hak/şey üzerinde bağımsız hak iddia eden üçüncü kişinin "hüküm verilinceye kadar" asıl davanın her iki tarafını da davalı göstererek harç yatırıp açtığı bağımsız bir davadır.
  • Kendisine dava ihbar edilen üçüncü kişi ve fer'i müdahil "davanın tarafı" değildir; bu nedenle mahkeme hükmünde fer'i müdahil veya ihbar olunan aleyhine tahsile, yargılama giderine veya vekâlet ücretine hükmedilemez (HMK m. 69/1).
  • Fer'i müdahil, yalnız yanında katıldığı tarafın yararına olan ve onun işlemlerine "aykırı düşmeyen" usul işlemlerini yapabilir; tek başına istinaf/temyiz yoluna gidebilir ancak asıl taraf kanun yolundan feragat ederse müdahilin başvurusu da geçersiz olur (HMK m. 68).
  • İhbarın ve fer'i müdahalenin temel hukuki sonucu (HMK m. 64, m. 69/2), daha sonra açılacak "rücu davasında" üçüncü kişinin ilk davada tespit edilen maddi ve hukuki vakıalara itiraz edememesidir.

Davanın İhbarı (HMK m. 61-64) ve Fer’i / Asli Müdahale (HMK m. 65-69) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Davalı şirket, aleyhine açılan iş kazası veya işçilik alacağı davasını alt işverene ya da sigorta şirketine ihbar ettiğinde mahkeme ihbar olunan şirketi de tazminat ödemeye mahkûm edebilir mi?

Hayır. Davanın ihbarı (HMK m. 61) üçüncü kişiyi davanın "davalısı (tarafı)" haline getirmez. HMK m. 69/1 uyarınca hüküm yalnızca asıl davanın tarafları (davacı ve davalı) hakkında kurulur; davalı şirket mahkûm olduğu tutarı ödedikten sonra ihbar olunan şirkete karşı ayrıca "rücu davası" açar ve bu rücu davasında ilk davadaki ihbarın kesin etkisinden (HMK m. 64) yararlanır.

Fer'i müdahil lehine veya aleyhine avukatlık (vekâlet) ücretine hükmedilebilir mi?

Yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve HMK m. 69/1 ile m. 328 hükümlerine göre; fer'i müdahil davanın tarafı olmadığından, yanında katıldığı taraf davayı kazansa bile fer'i müdahil lehine karşı taraf vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gibi, davayı kaybetse bile fer'i müdahil aleyhine vekâlet ücretine ve asıl dava yargılama giderlerine (yalnız kendi müdahale giderleri hariç) hükmedilemez.

Satın aldığım araba veya taşınmaz üzerinde üçüncü bir kişi mülkiyet iddia ederek bana dava açarsa satıcıya karşı ne yapmalıyım?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 215 (zapttan sorumluluk) ve HMK m. 61 uyarınca alıcı, üçüncü kişinin açtığı davayı satıcıya "tahkikat sonuçlanıncaya kadar ihbar etmek" zorundadır; alıcı kendi kusuruyla davayı satıcıya zamanında ihbar etmezse satıcı, zamanında ihbar edilseydi davanın daha elverişli sonuçlanacağını ispat ettiği ölçüde zapttan sorumluluktan kurtulur.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın