Mesaj yazın

Usul, İcra, İş ve İdare Hukuku · 2004 s. İİK m. 277-284

Tasarrufun İptali Davası

Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bağışlama, ivazsız tasarruf ve muvazaalı devirlerin alacaklı bakımından iptali ve haciz/satış yetkisi.

Hukuki Terim / KurumTasarrufun İptali Davası
Hukuk DalıUsul, İcra, İş ve İdare Hukuku
Yasal Dayanak2004 s. İİK m. 277-284

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 277 ve devamında düzenlenen "tasarrufun iptali davası", borçlunun haciz veya iflastan önce alacaklılarından mal kaçırmak ya da onları zarara uğratmak amacıyla malvarlığı üzerinde üçüncü kişiler lehine yaptığı tasarruf işlemlerinin (satış, bağış, rehin vb.), sadece davacı alacaklının alacağı ve takip giderleriyle sınırlı olmak üzere geçersiz (hükümsüz) sayılmasını ve alacaklıya malı üçüncü kişinin elindeyken haczettirip sattırma yetkisi verilmesini sağlayan şahsi nitelikte bir davadır. Bu dava tapu kaydının iptali ve borçlu adına tescili sonucunu doğurmaz; tapu kaydı üçüncü kişi üzerinde kalmaya devam ederken alacaklıya İİK m. 283/1 uyarınca cebri icra (haciz ve satış) yetkisi verir.

Kanunda iptale tabi tasarruflar üç ana grupta toplanmıştır: 1) İvazsız tasarruflar ve bağışlamalar (İİK m. 278): Hacizden, mal bulunamamasından veya iflasın açılmasından geriye doğru iki yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ile kanunda bağışlama gibi kabul edilen işlemler (üstsoy-altsoy ve üçüncü dereceye kadar kan/kayın hısımları ile eşler arasındaki ivazlı tasarruflar ve değerinin çok altında yapılan satışlar). 2) Aciz halindeyken yapılan tasarruflar (İİK m. 279): Haciz veya iflastan geriye doğru bir yıl içinde borçlunun mevcut borç için rehin tesis etmesi, para dışındaki olağanüstü vasıtalarla ödeme yapması veya vadesi gelmemiş borç için ödeme yapması. 3) Zarar verme kastından dolayı iptal (İİK m. 280): Malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı ve üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu tüm işlemler.

Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için (özel dava şartları olarak); alacaklının elinde kesin veya geçici aciz vesikası (İİK m. 143, m. 105) bulunması, alacağın gerçek olması ve kural olarak borcun iptale konu tasarruf tarihinden önce doğmuş bulunması gerekir. İİK m. 284 uyarınca tasarrufun iptali davası açma hakkı, batıl tasarrufun vukuu (yapıldığı) tarihten itibaren "beş yıl" geçmekle düşer.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Dava şartı olarak alacaklının elinde kesin (İİK m. 143) veya geçici aciz vesikası niteliğinde haciz tutanağı (İİK m. 105) bulunmalıdır.
  • Davanın kabulü halinde tapu iptal edilmez; alacaklıya mal üzerinde takip konusu alacak ve eklentileriyle sınırlı haciz ve satış yetkisi verilir (İİK m. 283/1).
  • İvazsız tasarruflarda (İİK m. 278) geriye dönük 2 yıllık, aciz halindeki tasarruflarda (İİK m. 279) 1 yıllık şüpheli dönem öngörülmüştür.
  • Tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre uygulanır (İİK m. 284).
  • Dava borçlu ile borçludan mal iktisap eden üçüncü kişiye (mecburi dava arkadaşlığı) birlikte yöneltilir (İİK m. 282).

Tasarrufun İptali Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında fark olması iptal sebebi midir?

Evet. İİK m. 278/3-2 ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, sözleşmenin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin o günkü gerçek rayiç değeri ile karşı tarafın verdiği (tapuda gösterilen veya fiilen ödenen) bedel arasında fahiş fark (Yargıtay uygulamasında genellikle bir misli veya daha fazla fark) bulunması halinde bu işlem "bağışlama hükmünde" kabul edilerek İİK m. 278 uyarınca iptale tabi tutulur.

Üçüncü kişi dava konusu taşınmazı dördüncü bir kişiye satmışsa veya elinden çıkarmışsa ne olur?

İİK m. 283/2 uyarınca iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa (veya dördüncü kişi iyiniyetli olduğundan kendisine dava yöneltilemiyorsa), bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (takip alacak miktarını geçmemek üzere malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerini ödemeye) mahkûm edilir.

Tasarrufun iptali davasında yargılama usulü ve tedbir nasıldır?

İİK m. 281/1 uyarınca mahkeme, iptal davalarını "basit yargılama usulü" ile (HMK m. 316-322) görür ve karara bağlar. Hâkim ayrıca İİK m. 281/2 uyarınca iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine (satışa gitmemek kaydıyla tapu kaydına devir ve temliki önleyici mahiyette) ihtiyati haciz kararı verebilir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın