Mesaj yazın

Medeni, Borçlar ve Miras Hukuku · 4721 s. TMK m. 182, 323, 335

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

Boşanma ve ayrılıkta velayet hakkının çocuğun üstün yararı ilkesine göre tevdi edilmesi, kişisel ilişki tesisi ve velayetin değiştirilmesi şartları.

Hukuki Terim / KurumVelayet ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması
Hukuk DalıMedeni, Borçlar ve Miras Hukuku
Yasal Dayanak4721 s. TMK m. 182, 323, 335

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 335 uyarınca ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar (TMK m. 336/1). Boşanma veya ayrılık halinde ise hâkim, velayetin eşlerden birine verilmesine veya kanuni şartların oluşması ve çocuğun üstün yararının gerektirmesi halinde ortak velayete karar verebilir. Velayet düzenlemesinde temel ve belirleyici ölçüt, anne ve babanın boşanmadaki kusurlarından ziyade "çocuğun üstün yararı" (bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimi) ilkesidir.

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 12 ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3 ve m. 6 hükümleri uyarınca, idrak (ayırt etme) çağındaki çocukların velayet ve kişisel ilişki konularında bilgilendirilmeleri ve görüşlerinin alınması zorunludur. Aile Mahkemesi bünyesinde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar tarafından hazırlanan Sosyal İnceleme Raporu (SİR), çocuğun hangi ebeveyn yanında kalmasının gelişimine daha uygun olacağının tespitinde önemli bir delildir.

TMK m. 182 ve m. 323 uyarınca ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını kanunda öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlarsa ya da çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezlerse kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (TMK m. 324). Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine velayetin değiştirilmesine (TMK m. 183) karar verebilir.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkindir; yargılamada "re'sen araştırma ilkesi" ve "çocuğun üstün yararı" esastır.
  • İdrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocuğun velayet ve kişisel ilişki konusundaki görüşü bizzat hâkimce veya pedagog/psikolog aracılığıyla alınır.
  • Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında yaş ve eğitim durumuna uygun şekilde "kişisel ilişki" tesis edilir (TMK m. 182, m. 323).
  • Velayet kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; koşulların esaslı biçimde değişmesi halinde her zaman "velayetin değiştirilmesi davası" açılabilir (TMK m. 183).
  • Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrası 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A-41/F uyarınca Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerince yürütülür.

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Hakkında Sık Sorulan Sorular

Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi velayetin babaya veya anneye geçmesini gerektirir mi?

TMK m. 183 ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre velayet kendisine verilen ana veya babanın yeniden evlenmesi tek başına velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi sebebi değildir; ancak çocuğun üstün yararının ve gelişiminin bu durumdan olumsuz etkilendiği somut delillerle saptanırsa velayet değiştirilebilir.

Çocukla kişisel ilişki kurulmasını engelleyen velayet sahibine nasıl bir yaptırım uygulanır?

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/F uyarınca çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair teslim emrine aykırı hareket edenler, şikâyet üzerine disiplin hapsi ile cezalandırılabileceği gibi, TMK m. 324 uyarınca kişisel ilişkiyi sürekli ve haksız biçimde engelleyen ebeveynten velayetin alınarak diğer ebeveyne verilmesi (velayetin değiştirilmesi) yoluna da gidilebilir.

Büyükanne ve büyükbabalar torunlarıyla kişisel ilişki kurulması için dava açabilir mi?

Evet. TMK m. 325 uyarınca olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlara (büyükanne, büyükbaba, kardeş, hala, teyze, amca, dayı) da tanınabilir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın