Mesaj yazın

Medeni, Borçlar ve Miras Hukuku · 6098 s. TBK m. 183-200

Alacağın Devri (Temliki) ve Borcun Üstlenilmesi (Nakli) (TBK m. 183-200)

Borç ilişkisinde alacaklı veya borçlu tarafın değişmesini sağlayan alacağın devri (temliki) ile borcun iç ve dış üstlenilmesi sözleşmelerinin geçerlilik şartları.

Hukuki Terim / KurumAlacağın Devri (Temliki) ve Borcun Üstlenilmesi (Nakli) (TBK m. 183-200)
Hukuk DalıMedeni, Borçlar ve Miras Hukuku
Yasal Dayanak6098 s. TBK m. 183-200

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir (alacağın temliki). Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez. TBK m. 184 hükmüne göre alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır; alacağın devri sözü verme (temlik vaadi) ise özel bir şekle bağlı değildir.

Alacağın devri bir tasarruf işlemi olup, devirle birlikte alacaklı değişir ve TBK m. 189 uyarınca devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik (rüçhan) hakları ve bağlı haklar (kefalet, rehin, işlemiş faizler) da devralana geçer. İyiniyetli borçlu, önceki alacaklı veya devralan tarafından kendisine devir bildirilene kadar önceki alacaklıya yaptığı ifayla borcundan kurtulur (TBK m. 186). Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları (def'i ve itirazları) yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir (TBK m. 188). İvazlı devirlerde devreden, alacağın devir zamanında varlığını ve borçlunun ödeme gücünü tekeffül etmiş (sorumluluğunu üstlenmiş) sayılırken; ivazsız devirlerde alacağın varlığından dahi sorumlu olmaz (TBK m. 191).

Borç ilişkisinde borçlu tarafın değişmesi ise TBK m. 195-200 hükümlerinde düzenlenen "borcun üstlenilmesi" (borcun nakli) ile gerçekleşir. Borçlu ile üçüncü kişi arasında yapılan ve borçluyu borcundan kurtarma taahhüdü içeren sözleşme "borcun iç üstlenilmesi" (TBK m. 195) olup alacaklıyı bağlamaz. Borçlunun borcundan kurtularak yerine yeni borçlunun geçmesi ise ancak borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak "borcun dış üstlenilmesi" sözleşmesiyle mümkündür (TBK m. 196). Alacaklının borçlunun ödeme gücüne güvendiği dikkate alındığından, alacağın devrinin aksine borcun dış üstlenilmesinde alacaklının kabulü kurucu unsurdur.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • İradi alacağın devri (temliki) sözleşmesinin geçerliliği adi yazılı şekil şartına tabidir ve borçlunun rızası aranmaz (TBK m. 183-184).
  • Devir kendisine bildirilmemiş olan iyiniyetli borçlu, eski alacaklıya yaptığı ödemeyle borcundan kurtulur (TBK m. 186).
  • Alacağın devriyle birlikte rüçhan hakları, rehinler, kefaletler ve işlemiş faiz alacakları da yan hak olarak devralana geçer (TBK m. 189).
  • Borcun dış üstlenilmesi (borçlunun değişmesi), yeni borçlu ile alacaklının anlaşmasını gerektirir ve özel bir şekle tabi değildir (TBK m. 196).
  • Borçlu değiştiğinde, üçüncü kişilerin verdiği rehinler ve kefilin sorumluluğu ancak rehin verenin ve kefilin yazılı rızasıyla devam eder (TBK m. 198).

Alacağın Devri (Temliki) ve Borcun Üstlenilmesi (Nakli) (TBK m. 183-200) Hakkında Sık Sorulan Sorular

Henüz doğmamış (müstakbel) alacakların devri hukuken geçerli midir?

Evet. Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretiye göre, devredilecek müstakbel alacağın temelini oluşturan hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması (örneğin kira sözleşmesi veya müteahhitlik hakedişi) koşuluyla ileride doğacak alacakların yazılı şekilde devri geçerlidir.

Sözleşmede "devredilemez" kaydı bulunan bir alacak üçüncü kişiye temlik edilirse ne olur?

Sözleşmedeki devir yasağına (TBK m. 183/1) rağmen yapılan temlik borçluya karşı geçersizdir; ancak borçlu devir yasağı içermeyen yazılı bir borç ikrarı vermişse ve üçüncü kişi buna güvenerek alacağı devralmışsa borçlu devir yasağını iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri süremez (TBK m. 183/2).

Borcun üstlenilmesinde eski borçlunun kefili yeni borçlu için de sorumlu kalmaya devam eder mi?

Hayır. TBK m. 198/2 uyarınca borcun üstlenilmesi halinde, üçüncü kişinin alacağı güvence altına almak için verdiği rehnin ve kefilin sorumluluğunun devam etmesi, ancak rehin verenin veya kefilin borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermesine bağlıdır.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın