Mesaj yazın

Medeni, Borçlar ve Miras Hukuku · 6098 s. TBK m. 139-145

Takas Beyanı (TBK m. 139-145) ile Mahsup Arasındaki Hukuki Fark

Karşılıklı ve özdeş nitelikteki muaccel iki borcun tek taraflı irade beyanıyla sona erdirilmesi (takas) ile mahkemece re'sen gözetilen mahsup işlemi arasındaki usuli farklar.

Hukuki Terim / KurumTakas Beyanı (TBK m. 139-145) ile Mahsup Arasındaki Hukuki Fark
Hukuk DalıMedeni, Borçlar ve Miras Hukuku
Yasal Dayanak6098 s. TBK m. 139-145

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139 uyarınca iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası ise, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir (TBK m. 139/3). Takas, yenilik doğuran (inşai) bir hak olup TBK m. 143 uyarınca ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir; bu bildirim yapıldığı anda her iki borç, takas (karşılaşma) anından itibaren daha az olan borç tutarında sona ermiş sayılır.

TBK m. 144 hükmünde alacaklının rızası olmadıkça takas edilemeyecek alacaklar sınırlı olarak sayılmıştır: Tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar, haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar ile nafaka ve işçi ücreti gibi borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup özel niteliği gereği doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar tek taraflı iradeyle takas edilemez. Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu m. 35 ve TBK m. 407/2 uyarınca işveren, işçinin kasten verdiği zarardan doğan alacakları hariç olmak üzere haciz sınırı içindeki ücret alacağını işçinin rızası olmadan takas edemez.

Uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılan "takas" ile "mahsup" (tenzil/düşüm) kavramları maddi hukuk ve usul hukuku bakımından önemli farklılıklar taşır. Takas, iki ayrı hukuki ilişkiden veya karşılıklı bağımsız alacaklardan kaynaklanan borçların tek taraflı yenilik doğuran irade beyanıyla (def'i/savunma olarak) sona erdirilmesidir; hâkim takası kendiliğinden (re'sen) dikkate alamaz ve HMK uyarınca savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir. Mahsup ise aynı hukuki ilişkiden veya tek bir olaydan kaynaklanan alacak kaleminden daha önce yapılan ödemelerin ya da sağlanan yararların düşülmesi (borcu kısmen sona erdiren itiraz) niteliğinde olup, dava dosyasına yansıdığı takdirde hâkim tarafından re'sen gözetilir.

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Takas için her iki borcun karşılıklı, özdeş cinsli (genellikle para) ve takas edilecek karşı alacağın muaccel olması gerekir (TBK m. 139).
  • Takas kendiliğinden gerçekleşmez; borçlunun karşı tarafa yönelteceği tek taraflı yenilik doğuran takas beyanı şarttır (TBK m. 143).
  • Takas beyanı ulaştığı anda, her iki borç takas edilebilecekleri (karşılaştıkları) andan itibaren geçmişe etkili olarak az olan miktarda sona erer (TBK m. 143/2).
  • Nafaka ve işçi ücreti gibi borçlunun geçimi için zorunlu alacaklar alacaklının rızası olmaksızın takas edilemez (TBK m. 144/1-3).
  • Mahsup bir itiraz olup dosya kapsamından anlaşılıyorsa hâkimce re'sen gözetilir; takas ise ileri sürülmesi gereken bir savunma vasıtasıdır.

Takas Beyanı (TBK m. 139-145) ile Mahsup Arasındaki Hukuki Fark Hakkında Sık Sorulan Sorular

Zamanaşımına uğramış bir alacak takas savunması olarak ileri sürülebilir mi?

TBK m. 139/3 uyarınca zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak her iki alacağın takas edilebileceği (karşılaştığı) anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir.

Dava sırasında takas savunması ileri sürülürken ayrıca karşı dava açmak ve harç yatırmak gerekir mi?

Davalı kendi alacağını yalnızca davacının talep ettiği alacak miktarına kadar borcu sona erdirmek amacıyla "takas savunması" olarak ileri sürüyorsa karşı dava açmasına ve nispi harç yatırmasına gerek yoktur; ancak kendi alacağının davacı alacağını aşan kısmının tahsilini istiyorsa o kısım için karşı dava veya ayrı dava açmalıdır.

Asıl borçlunun sahip olduğu takas hakkını kefil de ileri sürebilir mi?

TBK m. 140 ve m. 591 uyarınca asıl borçlunun takas ileri sürme hakkı bulundukça, kefil de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınma (def'i) hakkına sahiptir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın