Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 21 ve m. 22'de kusurluluğun iki temel biçimi olan "kast" ve "taksir" düzenlenmiş; bu iki kavramın kesişim noktasında ise ceza miktarını doğrudan değiştiren "olası kast" (TCK m. 21/2) ve "bilinçli taksir" (TCK m. 22/3) kurumlarına yer verilmiştir. Doğrudan kastta (TCK m. 21/1) fail suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve neticeyi doğrudan isteyerek hareket ederken; adi (basit) taksirde (TCK m. 22/2) fail dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle neticeyi "öngörmeyerek" gerçekleştirir. Olası kast ile bilinçli taksirin ortak noktası ise her ikisinde de failin "suçun kanuni tanımındaki neticenin gerçekleşebileceğini öngörmüş olması"dır!
İki kurum arasındaki ince ve hayati sınır failin öngördüğü netice karşısındaki "iradi tutumunda (kabullenip kabullenmemesinde)" yatar: TCK m. 21/2 uyarınca "Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır." Olası kastta fail neticenin gerçekleşmesini doğrudan amaçlamaz; ancak neticeyi öngörür ve "olursa olsun, ne olursa olsun" diyerek neticeyi "kabullenir, göze alır ve kayıtsız kalır". TCK m. 22/3 uyarınca "Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin gerçekleşmesi halinde bilinçli taksir vardır." Bilinçli taksirde fail neticeyi öngörür ancak kendi ustalığına, tecrübesine, şansına veya aldığı tedbirlere güvenerek "nasılsa bir şey olmaz, ben önlerim" düşüncesiyle neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır ve neticeyi kesinlikle kabullenmez.
Bu ayrımın yaptırım bakımından sonucu çok ağırdır: Olası kastta eylem "kasten işlenen suç" (örneğin kasten öldürme - TCK m. 81 veya kasten yaralama - TCK m. 86) kapsamında cezalandırılır; yalnız TCK m. 21/2 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden (1/3) yarısına (1/2) kadar azaltılır. Bilinçli taksirde ise eylem "taksirli suç" (örneğin taksirle öldürme - TCK m. 85) olarak kalır ve TCK m. 22/3 uyarınca taksirli suça ilişkin ceza üçte birden (1/3) yarısına (1/2) kadar artırılır.
Şartları ve Uygulama İlkeleri
- Hem olası kastta hem de bilinçli taksirde fail, kanuni tanımdaki neticenin gerçekleşebileceğini "öngörmektedir" (öngörme unsuru ortaktır).
- Olası kastta (TCK m. 21/2) fail öngördüğü neticeyi "kabullenir ve olursa olsun" diyerek hareket eder ("Frank formülü").
- Bilinçli taksirde (TCK m. 22/3) fail öngördüğü neticeyi kesinlikle istemez; becerisine veya şansına güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket eder.
- Olası kastta kasten işlenen suçun cezasından (müebbet dışındaki suçlarda) 1/3 ile 1/2 arasında azaltım (tenzil) yapılır; bilinçli taksirde ise taksirli suçun cezası 1/3 ile 1/2 oranında artırılır.
- Olası kastla işlenen suçlarda netice cezayı belirlediğinden "suça teşebbüs" (TCK m. 35) hükümleri uygulanamaz.
Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Düğünde veya asker uğurlamasında kalabalık içinde havaya/yatay doğrultuda ateş açılması sonucu bir kişinin ölmesi olası kast mıdır bilinçli taksir midir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına göre; kalabalık bir ortamda silahın hedef gözetilmeksizin yatay veya eğik açıyla ateşlenmesi halinde merminin bir insana isabet edebileceği öngörülüp kabullenildiğinden eylem "olası kastla öldürme" (TCK m. 81, 21/2) sayılırken; silahın tamamen dik açıyla havaya doğru ateşlendiği ancak yorgun mermi veya balkondaki kişiye isabet ettiği hallerde somut olaya göre "bilinçli taksirle öldürme" (TCK m. 85, 22/3) kabul edilebilmektedir.
Alkollü araç kullanırken kırmızı ışıkta geçip ölümlü trafik kazasına neden olmak hangi suçu oluşturur?
Trafik kurallarının (alkol, aşırı hız, kırmızı ışık ihlali) bilerek ihlal edilmesi sonucunda meydana gelen kazalarda sürücü çoğunlukla ustalığına güvenerek kazanın olmayacağına inandığından Yargıtay uygulamasında kural olarak "bilinçli taksirle öldürme/yaralama" (TCK m. 85, 22/3) hükümleri uygulanmakta; ancak polisin dur ihtarından kaçarken kalabalığın üzerine hızla araç sürme gibi neticenin açıkça kabullenildiği ekstrem hallerde olası kast kabul edilmektedir.
Bilinçli taksirle işlenen yaralama suçunda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı mıdır?
TCK m. 89/5 uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır; ancak suçun "bilinçli taksirle" (TCK m. 22/3) işlenmesi halinde (yalnız TCK m. 89/1 kapsamındaki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamalar hariç, nitelikli hallerde) şikâyet aranmaksızın resen soruşturma yapılır.
Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı İle İlgili Kanun, İçtihat ve Hesaplama Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
İlgili Hesaplama Araçları
Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.