Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 35'te düzenlenen "suça teşebbüs", kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Ceza hukukunda suç yolunda (iter criminis) düşünce ve "hazırlık hareketleri" (örneğin suçta kullanılacak silahı satın almak, olay yerini gözetlemek) kural olarak cezalandırılmaz; cezalandırılabilir aşama "icra hareketlerinin başlaması" ile başlar. Suça teşebbüsün dört kurucu unsuru vardır: 1) Kasten işlenebilen bir suç ve suç işleme kastı (taksirli suçlara ve olası kastla işlenen suçlara teşebbüs mümkün değildir), 2) Elverişli hareketlerin yapılması, 3) Doğrudan doğruya icraya başlanmış olması, 4) Failin elinde olmayan (dışsal) engel nedenlerle suçun tamamlanamaması veya neticenin gerçekleşmemesi.
TCK m. 35/2 uyarınca suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen "zarar veya tehlikenin ağırlığına göre", ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; diğer hallerde ise verilecek cezanın "dörtte birinden (1/4) dörtte üçüne (3/4) kadar" azaltılmasına (tenziline) hükmolunur. Hâkim 1/4 ile 3/4 arasındaki azaltım oranını belirlerken, icra hareketlerinin tamamlanmaya ne kadar yaklaştığını ve mağdur üzerinde oluşan somut zarar/tehlikenin ağırlığını dikkate alır.
TCK m. 36'da düzenlenen "gönüllü vazgeçme" ise teşebbüs aşamasındaki faili suçtan dönmeye teşvik eden özel bir "cezasızlık sebebi"dir: Fail, suçun icra hareketlerinden "gönüllü olarak vazgeçer" veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya "neticenin gerçekleşmesini önlerse", teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır! Örneğin öldürmek kastıyla mağduru bıçaklayan fail, mağduru öldürme imkânı varken dışsal bir engel olmaksızın pişman olup eylemine son verir ve mağduru hastaneye yetiştirerek kurtulmasını sağlarsa, "kasten öldürmeye teşebbüsten" (TCK m. 81, 35) cezalandırılmaz; yalnızca o ana kadar gerçekleşen "kasten yaralama" (TCK m. 86) suçundan cezalandırılır.
Şartları ve Uygulama İlkeleri
- Suça teşebbüs yalnız "doğrudan kastla" işlenen suçlarda mümkündür; taksirli suçlarda ve olası kastta teşebbüs hükümleri uygulanmaz.
- Teşebbüste suçun tamamlanamaması "failin elinde olmayan harici bir engelden" (polisin müdahalesi, mağdurun direnmesi, silahın tutukluk yapması vb.) kaynaklanır (TCK m. 35/1).
- Gönüllü vazgeçmede (TCK m. 36) ise fail suçu tamamlayabilecek imkâna sahipken kendi içsel iradesiyle icradan vazgeçer veya neticeyi bizzat önler.
- Teşebbüs halinde cezadan zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 1/4'ten 3/4'e kadar azaltım yapılır (TCK m. 35/2).
- Gönüllü vazgeçmede fail kastedilen suça teşebbüsten hiç ceza almaz; yalnız o ana kadar tamamlanan hareketler başka bir suç (örneğin yaralama veya konut dokunulmazlığını ihlal) oluşturuyorsa ondan cezalandırılır (TCK m. 36).
Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hırsızlık yapmak için eve giren kişi evde çalacak değerli bir eşya bulamadığı veya beğenmediği için eli boş çıkarsa gönüllü vazgeçme mi olur teşebbüs mü?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına göre; eve hırsızlık amacıyla giren failin evde para veya değerli eşya bulamaması ya da bulduğu eşyayı az/değersiz bularak almadan çıkması kendi iradesine değil, elinde olmayan maddi imkânsızlığa dayandığından "gönüllü vazgeçme" (TCK m. 36) sayılmaz; "hırsızlığa teşebbüs" (TCK m. 142, 35) ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturur. Ancak evde para/altın bulduğu halde vicdanen pişman olup almadan çıkarsa gönüllü vazgeçme uygulanır.
Suça teşebbüs (TCK m. 35) ile etkin pişmanlık (TCK m. 168) arasındaki fark nedir?
Gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) suç henüz "tamamlanmadan (teşebbüs aşamasındayken)" gerçekleşir ve her suçta uygulanabilir. Etkin pişmanlık (TCK m. 168 vb.) ise suç "tamamlandıktan sonra" failin zararı gidermesi veya iade etmesidir ve yalnız kanunda açıkça düzenlendiği suçlarda (malvarlığına karşı suçlar, uyuşturucu vb.) ceza azaltımı sağlar.
Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama suçu uygulamada nasıl ayırt edilir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunu belirlerken şu kriterleri esas alır: Fail ile mağdur arasındaki husumetin boyutu, kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, darbe sayısı ve şiddeti, darbelerin vücuttaki hayati bölgelere (baş, boyun, göğüs, batın) yönelip yönelmediği, failin eylemine kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenle mi son verdiği ve olay sonrası davranışları.
Suça Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme İle İlgili Kanun, İçtihat ve Hesaplama Rehberleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
İlgili Hesaplama Araçları
Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.