Mesaj yazın

Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku · 5271 s. CMK m. 100-115

Tutuklama ve Adli Kontrol Koruma Tedbirleri

Ceza muhakemesinde kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenlerinin varlığında uygulanan tutuklama ile adli kontrol tedbirleri, azami süreler ve itiraz.

Hukuki Terim / KurumTutuklama ve Adli Kontrol Koruma Tedbirleri
Hukuk DalıCeza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Yasal Dayanak5271 s. CMK m. 100-115

Kavramın Tanımı ve Hukuki Çerçevesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100 uyarınca tutuklama; kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında verilebilen en ağır koruma tedbiridir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde tutuklama kararı verilemez (ölçülülük ilkesi). Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa ya da delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık ve mağdur üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususunda kuvvetli şüphe oluşturuyorsa tutuklama nedeni var sayılabilir (CMK m. 100/2). CMK m. 100/3'te sayılan "katalog suçların" (kasten öldürme, cinsel saldırı, yağma, uyuşturucu ticareti vb.) işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeni kanunen var sayılabilir.

Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/4). Tutuklama sebeplerinin varlığı halinde dahi, tutuklama yerine şüpheli veya sanığın denetim altına alınmasını sağlayan "adli kontrol" tedbirlerinin (yurt dışına çıkamama, belirli yerlere düzenli başvurma/imza atma, konutu terk etmeme, güvence/kefalet yatırma vb. - CMK m. 109) uygulanması öncelikle değerlendirilir ve tutuklama kararlarında adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hukuki ve fiili gerekçeleriyle açıklanmak zorundadır (CMK m. 101/1).

Soruşturma evresinde tutuklama kararı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Sulh Ceza Hâkimliği tarafından, kovuşturma evresinde ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen görevli mahkemece verilir (CMK m. 101). Soruşturma evresinde tutukluluk süresi ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise bir yılı (terör ve devlet güvenliğine karşı suçlarda 1 yıl 6 ayı + 6 ay uzatmayı) geçemez (CMK m. 102/4). Tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268) ve her aşamada tahliye (salıverilme) talep edilebilir (CMK m. 104).

Şartları ve Uygulama İlkeleri

  • Tutuklama için "kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller", "tutuklama nedeni (kaçma veya delil karartma)" ve "ölçülülük" şartları birlikte aranır (CMK m. 100).
  • Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama yasağı vardır (CMK m. 100/4).
  • Tutuklama en son çaredir (ultima ratio); amaca adli kontrol tedbiriyle (CMK m. 109) ulaşılabiliyorsa tutuklama kararı verilemez.
  • Soruşturma evresinde şüphelinin tutukluluk hali en geç 30'ar günlük sürelerle Sulh Ceza Hâkimliğince incelenir (CMK m. 108).
  • Haksız yakalama, gözaltı veya tutuklama hallerinde beraat veya KYOK kesinleştikten sonra CMK m. 141-144 uyarınca Devlete karşı tazminat davası açılabilir.

Tutuklama ve Adli Kontrol Koruma Tedbirleri Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ev hapsi (konutu terk etmeme) adli kontrol tedbirinde geçen süreler mahkûmiyet halinde cezadan mahsup edilir mi?

Evet. CMK m. 109/3-j kapsamında uygulanan "konutu terk etmeme" adli kontrol tedbiri kişi özgürlüğünü doğrudan kısıtladığından, CMK m. 109/6 uyarınca konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın hesaplanmasında bir gün olarak dikkate alınır ve sonuç cezadan mahsup edilir (diğer adli kontrol tedbirleri ise mahsup edilmez).

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası hangi sürede ve hangi mahkemede açılır?

CMK m. 142 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kararların kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde (veya 7499 sayılı Kanun kapsamında CMK m. 142/2 kapsamındaki hallerde Tazminat Komisyonuna) başvuru yapılabilir.

Tutuklama kararına itiraz edildiğinde karar kaç gün içinde incelenir?

CMK m. 101/5, m. 105 ve m. 268 uyarınca tutuklama kararına itiraz veya tahliye talebi üzerine merci, Cumhuriyet savcısının, şüpheli, sanık veya müdafiin görüşünü aldıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir.

Bu madde Türk hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki görüş niteliği taşımaz.

Mesaj yazın