Davanın Hukuki Niteliği, Tarafları ve Konusu
Sosyal güvenlik hakkı Anayasa m. 60 ile güvence altına alınmış devredilemez ve vazgeçilemez bir temel haktır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 86/9 uyarınca aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca (SGK) tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş (5) yıl içinde İş Mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
Uygulamada "hizmet tespiti davası" olarak bilinen bu dava iki temel ihlal türüne karşı açılır: (1) İşçinin işe giriş bildirgesinin hiç verilmemesi veya sigortasının geç başlatılması (tamamen veya kısmen kayıt dışı / sigortasız çalıştırma), (2) İşçinin sigortalı gösterilmesine rağmen prim gün sayısının eksik bildirilmesi ya da gerçekte aldığı ücret yüksek olduğu halde SGK’ya asgari ücretten bildirim yapılması (prime esas kazancın tespiti).
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4/2 uyarınca hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda, dava Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) mahkemece re’sen ihbar edilir ve SGK davalı yanında "fer’i müdahil" olarak davaya katılır. Hizmet tespiti davaları ile işçilik alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai) davalarının hukuki nitelikleri, ispat kuralları ve arabuluculuk rejimleri farklı olduğundan birlikte açılamaz; birlikte açılmışsa tefrik edilir (ayrılır).
Dava Şartları, Yargılama Aşamaları ve Hukuki Sonuçları
5 Yıllık Hak Düşürücü Süre ve Süreyi Kesen/Durduran İstisnalar (5510 s. K. m. 86/9)
Hizmet tespiti davası, sigortasız çalışmanın sona erdiği (işten ayrılış) yılın sonundan (31 Aralık tarihinden) başlayarak 5 yıl içinde açılmak zorundadır. Bu süre zamanaşımı değil, hâkim tarafından re’sen gözetilen "hak düşürücü süre"dir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca; (1) İşçinin işe giriş bildirgesinin süresinde SGK’ya verilmiş olması, (2) Müfettiş tahkikat raporu veya yoklama fişi bulunması, (3) İşçiden sigorta primi kesildiğine dair bordro/belge olması, (4) İşverenin işçilik alacaklarını (kıdem tazminatı vb.) ödediğine dair resmi belge bulunması veya (5) Kesinleşmiş işçilik alacağı ilamı varlığı hallerinde 5 yıllık hak düşürücü süre işlemez.
SGK’ya Re’sen İhbar ve Fer’i Müdahale (7036 s. İMK m. 4/2)
Dava dilekçesinde yalnızca işveren davalı olarak gösterilir; mahkeme davayı re’sen SGK’ya ihbar eder ve Kurum davalı işveren yanında fer’i müdahil sıfatını alır. Kurum, davalı işveren istinaf veya temyiz yoluna başvurmasa dahi kararı tek başına kanun yoluna götürebilir.
Re’sen Araştırma İlkesi ve Bordro Tanıkları ile Komşu İşyeri Tanıkları
Hizmet tespiti davası kamu düzenine ilişkin olduğundan tarafların ikrarı, sulhü veya feragati (5510 s. K. m. 92) geçerli değildir. Mahkeme; işyerinin dönem bordrolarını SGK’dan celp ederek aynı dönemde işyerinde kayıtlı olarak çalışan "bordro tanıklarını", bordro tanığı yoksa veya yetersizse zabıta araştırmasıyla belirlenen "komşu işyeri sahipleri ve çalışanlarını" re’sen tanık olarak dinler.
Prime Esas Kazancın (Gerçek Ücretin) Tespiti İçin Yazılı Delil Başlangıcı Şartı
Fiili çalışmanın varlığı (sigortasız günlerin tespiti) bordro ve komşu işyeri tanıklarıyla her türlü delille ispatlanabilirken; sigortalı gösterilen işçinin "SGK’ya bildirilen ücretinin gerçeği yansıtmadığı ve daha yüksek ücret aldığı (prime esas kazanç tespiti)" iddiası, imzalı bordroların sahteliği ileri sürülmedikçe salt tanık beyanıyla ispatlanamaz; banka dekontu, kredi başvuru formu, el yazılı hesap pusulası gibi HMK m. 202 kapsamında "yazılı delil başlangıcı" bulunması halinde tanık ve emsal ücret araştırması dinlenir.
İlamın Kesinleşmesi ve SGK Kayıtlarının Düzeltilmesi
Mahkemece davacının hangi tarihler arasında, kaç gün ve hangi prime esas kazançla çalıştığının tespitine karar verilir. Hizmet tespiti ilamları kesinleşmeden infaz edilemez; karar kesinleştiğinde SGK eksik primleri gecikme zammı ve idari para cezasıyla birlikte işverenden tahsil eder ve işçinin hizmet cetveline işler.
Yüksek Mahkeme (Yargıtay / Danıştay) Uygulama İlkeleri
- Hizmet tespiti davalarında 5 yıllık hak düşürücü süre, işyerinden ayrılan işçinin ayrıldığı yılın sonundan (31 Aralık) itibaren başlar; işçi aynı işverene ait işyerinde kesintisiz veya kısmen sigortalı kısmen sigortasız çalışmaya devam ettiği sürece hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.
- İşe giriş bildirgesi SGK’ya verilmiş ancak prim günleri bildirilmemiş (veya 1 gün bildirilip çıkış gösterilmiş) ise, Kurum çalışmadan haberdar olduğundan 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olsa dahi dava reddedilemez.
- Yalnızca davacı ile menfaat birliği içinde olan (aynı işverene karşı davası bulunan) kişilerin tanıklığıyla hizmet tespiti kararı verilemez; mutlaka SGK dönem bordrolarındaki kayıtlı çalışanlar veya komşu işyeri tanıkları re’sen tespit edilerek dinlenmelidir.
- Prime esas kazancın (gerçek ücretin) asgari ücretten yüksek olduğunun tespitine ilişkin taleplerde, işçinin imzasını taşıyan ücret bordrolarının aksinin yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı (banka hesap hareketleri, avans fişleri vb.) ile desteklenmesi zorunludur.
Sık Sorulan Sorular
İşten ayrılalı 5 yıldan fazla oldu, sigortasız çalıştığım yıllar için dava açabilir miyim?
5510 sayılı Kanun m. 86/9 uyarınca işten ayrıldığınız yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçmişse kural olarak dava açılamaz. Ancak o dönemde işe giriş bildirgeniz verilmişse, SGK müfettiş tutanağı varsa veya işverenle aranızda o çalışmayı doğrulayan resmi bir ödeme/mahkeme kararı bulunuyorsa 5 yıllık süre uygulanmaz ve dava açabilirsiniz.
Hizmet tespiti davasını kazanırsam sigorta primlerini ben mi ödeyeceğim?
Hayır. Kesinleşen mahkeme ilamı üzerine tespit edilen günlerin tüm sigorta primlerini (işçi ve işveren paylarının tamamını) gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte SGK doğrudan işverenden tahsil eder; işçiden herhangi bir prim talep edilmez.
Maaşım asgari ücretten gösteriliyor, kalan kısmı elden veya açıklama yazmadan hesabıma yatırılıyor; ne yapabilirim?
Bu durumda İş Mahkemesinde "prime esas kazancın (gerçek ücretin) tespiti" davası açılabilir. Banka hesap hareketleriniz yazılı delil başlangıcı kabul edilerek meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılır ve gerçek maaşınız üzerinden SGK primlerinizin düzeltilmesine karar verilir.
Kapanmış veya iflas etmiş bir şirkete karşı hizmet tespiti davası açılabilir mi?
Evet. Şirket ticaret sicilinden terkin edilmişse ihya (yeniden canlandırma) prosedürü işletilerek veya tasfiye memuruna/mirasçılara tebligat yapılarak ve SGK fer’i müdahil olarak davaya dahil edilerek hizmet tespiti kararı alınabilir; işverenin ödeme gücünün kalmamış olması işçinin SGK hizmet kazanımını engellemez.
İlgili Mevzuat, Emsal İçtihatlar, Dilekçe ve Hesaplama Araçları
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
İlgili Emsal İçtihatlar
İlgili Dilekçe Rehberleri
Bu sayfada yer alan bilgiler yürürlükteki Türk mevzuatı ve yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklarda hak düşürücü süreler ve delil durumu dosya bazında değerlendirilmelidir.