Suçun Hukuki Tanımı, Korunan Değer ve Unsurları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 138. maddesinde düzenlenen verileri yok etmeme suçu, başlangıçta hukuka ve kanuna uygun olarak kaydedilmiş olan kişisel verilerin, kanunların belirlediği saklama sürelerinin geçmiş olmasına rağmen sistem içinde yok edilmemesi (silinmemesi veya anonim hale getirilmemesi) eylemini yaptırıma bağlayan gerçek bir ihmali suçtur. TCK m. 135 (hukuka aykırı kaydetme) ve TCK m. 136 (verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme) icrai hareketle işlenirken, TCK m. 138 kanuni imha yükümlülüğüne kasten aykırı davranılmasıyla oluşur.
Suçun normatif dayanağını 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) m. 7 ve m. 17 oluşturur. KVKK m. 7/1 uyarınca hukuka uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir. KVKK m. 17/2 ise "Kişisel verileri koruma kurallarına aykırı olarak verileri silmeyen veya anonim hale getirmeyenler Türk Ceza Kanununun 138 inci maddesine göre cezalandırılır" hükmünü amirdir.
TCK m. 138/1 uyarınca kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası verilir. 6526 sayılı Kanun ile eklenen TCK m. 138/2 uyarınca ise suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken bir veri (örneğin CMK m. 81 moleküler genetik inceleme sonuçları veya CMK m. 137 iletişimin dinlenmesi kayıtları) olması halinde verilecek ceza bir kat artırılır. TCK m. 139/1 uyarınca bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir.
Temel Şekli, Nitelikli Halleri ve Ceza Hükümleri
Özgü Suç Niteliği: "Verileri Sistem İçinde Yok Etmekle Yükümlü Olanlar" (TCK m. 138/1)
TCK m. 138 herkes tarafından işlenebilen genel bir suç olmayıp "özgü suç" niteliğindedir; bu suçun faili yalnızca kanunların belirlediği sürelerin sonunda verileri sistem içinde silmek, yok etmek veya anonim hale getirmekle hukuken görevli ve yükümlü olan gerçek kişiler (veri sorumlusu yetkilisi, sistem yöneticisi veya ilgili kamu görevlisi) olabilir.
Kanunların Belirlediği Saklama Süresinin Geçmiş Olması Şartı
Suçun maddi unsurunun oluşması için kişisel verinin saklanmasına ilişkin kanuni sürenin (örneğin vergi, iş, sosyal güvenlik veya elektronik haberleşme mevzuatındaki zorunlu saklama süresinin ya da KVKK m. 7 ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca periyodik imha/başvuru süresinin) dolmuş olması gerekir.
CMK Hükümlerine Göre Yok Edilmesi Gereken Veriler Nitelikli Hali (TCK m. 138/2)
Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken bir veri olması halinde (örneğin CMK m. 137/3 uyarınca KYOK kararı veya tedbirin reddi üzerine Cumhuriyet savcısının gözetiminde en geç 10 gün içinde yok edilmesi gereken iletişimin tespiti/dinlenmesi kayıtları ya da CMK m. 81/2 uyarınca beraat/KYOK sonrası yok edilmesi gereken DNA/fizik kimlik verileri) ceza bir kat artırılarak 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Manevi Unsur: Kastla İşlenme ve Taksirli İhlalde KVKK m. 18 Kabahati
TCK m. 138 yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur; görevli kişinin kanuni sürenin dolduğunu ve imha yükümlülüğünü bilerek verileri kasten sistemde tutmaya devam etmesi gerekir. İmha yükümlülüğünün dikkatsizlik, ihmal veya veri güvenliği tedbirlerindeki kusur (taksir) nedeniyle yerine getirilmemesi halinde TCK m. 138 suçu oluşmaz; KVKK m. 18 kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kurulunca idari para cezası uygulanır.
Şikâyete Tabi Olmama ve Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri (TCK m. 139-140)
TCK m. 139/1 uyarınca kişisel verilerin kaydedilmesi (m. 135), hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (m. 136) ve verileri yok etmeme (m. 138) suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir. TCK m. 140 uyarınca bu suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Hukuka Aykırı Kaydedilen Verilerde TCK m. 135/136 ile İlişki
Veri baştan itibaren hukuka aykırı olarak kaydedilmiş (TCK m. 135) veya ele geçirilmişse (TCK m. 136), failin bu veriyi silmemesi TCK m. 138 kapsamında ayrıca ikinci bir suç oluşturmaz; TCK m. 138 sadece başlangıçta hukuka uygun kaydedilip saklama süresi dolan veriler için geçerlidir.
Yargıtay Uygulama İlkeleri ve İspat Kriterleri
- Başlangıçta Hukuka Uygun Kayıt Şartı (Yargıtay 12. CD İçtihadı): Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararlarına göre; TCK m. 138 suçunun oluşabilmesi için kişisel verilerin başlangıçta kanuna uygun olarak bir veri sistemine kaydedilmiş olması ve kanunun öngördüğü saklama süresinin sona ermesine rağmen sistemle ilgili görevli tarafından yok edilmemesi gerekir. Bireylerin (örneğin eski eşin veya eski sevgilinin) kişisel telefonunda bulunan fotoğraf veya mesajları ayrıldıktan sonra silmemesi TCK m. 138 kapsamına girmez (ifşa edilirse TCK m. 134 veya 136 oluşur).
- İlgili Kişinin Silme Başvurusu ve KVKK m. 11-13 Süreci: Özel sektör veri sorumluları bakımından veriyi işleme sebebinin ortadan kalktığı ve ilgili kişinin KVKK m. 11-13 uyarınca yaptığı silme/yok etme başvurusunun veri sorumlusuna ulaştığı, yasal saklama süresinin de dolduğu halde kasten silinmediği somut olarak tespit edilmelidir.
- CMK m. 137 Kapsamındaki İletişim Kayıtlarının İmhası: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen imha tutanağı düzenlenmeyerek iletişim tespit ve dinleme kayıtlarının sistemde tutulmaya devam edilmesi TCK m. 138/2 kapsamında değerlendirilir.
- Failin Görev Tanımının Tespiti: Şirket veya kurum bünyesinde verileri sistem içinde yok etme görev ve yetkisinin hangi gerçek kişiye (bilgi işlem sorumlusu, veri koruma görevlisi veya yönetim kurulu üyesi) ait olduğu organizasyon şeması ve görev tanımlarıyla belirlenmeden mahkûmiyet kurulamaz.
Ceza Muhakemesi Süreci: Soruşturmadan Kanun Yoluna
1. Soruşturma Aşaması (CMK m. 158-174)
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ihbar veya şikâyet üzerine delillerin toplanması, şüpheli ifadesinin alınması ve koruma tedbirlerinin (adli kontrol/tutuklama) değerlendirilmesi.
2. Alternatif Çözüm Yolları (CMK m. 253 / TCK m. 75)
Suçun uzlaştırma veya önödeme kapsamında olması halinde kamu davası açılmadan önce uzlaştırma bürosu veya önödeme ihtarı işlemlerinin yürütülmesi.
3. İddianamenin Değerlendirilmesi ve Kovuşturma (CMK m. 170-222)
Yeterli şüphe oluştuğunda düzenlenen iddianamenin görevli mahkemece kabulü ile kovuşturma (duruşma) aşamasına geçilmesi ve delillerin tartışılması.
4. Hüküm ve Bireyselleştirme Kurumları (CMK m. 223, 231 / TCK m. 50-51)
Yargılama sonunda beraat, mahkûmiyet, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, erteleme veya koşulları varsa HAGB kararı verilmesi.
5. Kanun Yolları ve İnfaz (CMK m. 272-307 / 5275 s. Kanun)
İlk derece mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve koşulları varsa Yargıtay (Temyiz) denetimi.
Sık Sorulan Sorular
Eski eşin veya eski arkadaşın cep telefonundaki fotoğrafları silmemesi TCK m. 138 suçunu oluşturur mu?
Hayır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi içtihatlarına göre TCK m. 138, kanunların belirlediği sürelerle veri kaydetmek ve süre sonunda bunları sistem içinde yok etmekle yükümlü olan görevliler (veri sorumluları, kamu görevlileri vb.) tarafından işlenebilen özgü bir suçtur. Ancak bu fotoğrafların üçüncü kişilerle paylaşılması veya sosyal medyada yayınlanması halinde TCK m. 134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) veya TCK m. 136 (kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma - 2 yıldan 4 yıla kadar hapis) suçu oluşur.
Bir şirket işten ayrılan işçinin veya eski müşterisinin verilerini talep edilmesine rağmen silmezse ne olur?
Öncelikle İş Kanunu, SGK ve Vergi Usul Kanunu gibi mevzuatlarda öngörülen zorunlu saklama sürelerinin (örneğin 10 yıl) dolup dolmadığına bakılır. Kanuni saklama süresi dolmuş ve işleme sebebi ortadan kalkmış olmasına rağmen şirket yetkilisi verileri kasten silmez veya anonim hale getirmezse KVKK m. 17/2 delaletiyle TCK m. 138/1 uyarınca 1 yıldan 2 yıla kadar hapis cezası ile yargılanır; ayrıca KVKK m. 18 kapsamında idari para cezası uygulanır.
Takipsizlik (KYOK) kararı verilen bir dosyada telefon dinleme kayıtlarının silinmemesinin cezası nedir?
CMK m. 137/3 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde dinleme kayıtlarının savcılık gözetiminde en geç 10 gün içinde yok edilmesi zorunludur. Bu verileri kasten yok etmeyen görevli hakkında TCK m. 138/2 uyarınca ceza bir kat artırılarak 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kişisel verileri yok etmeme suçu şikâyete tabi midir?
Hayır. TCK m. 139/1 hükmü uyarınca TCK m. 138’de düzenlenen verileri yok etmeme suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir; savcılıkça resen yürütülür ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.
İlgili Ceza Kanunları, Muhakeme Kurumları ve Başvuru Dilekçeleri
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Ceza Mevzuatı
İlgili Dilekçe Rehberleri
Ceza Muhakemesi & İnfaz Kurumları
- HAGB (CMK m. 231)
- KYOK / Takipsizlik (CMK m. 172)
- Tutuklama & Adli Kontrol (CMK m. 100)
- Etkin Pişmanlık & Haksız Tahrik (TCK m. 29, 168)
- Uzlaştırma & Önödeme (CMK m. 253)
- Basit Yargılama & Seri Muhakeme (CMK m. 250-251)
- Denetimli Serbestlik & İnfaz (5275 s. K.)
- Erteleme & Seçenek Yaptırımlar (TCK m. 50-51)
Bu sayfada yer alan ceza hukuku bilgileri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili özel ceza kanunları hükümleri çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her ceza soruşturması ve kovuşturması somut olayın delil durumuna göre değerlendirilir.