Davanın Hukuki Niteliği, Tarafları ve Konusu
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde (Örnek 7) borçlunun ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmesiyle icra takibi İİK m. 66 uyarınca kendiliğinden durur. Alacaklının duran takibi devam ettirebilmek ve borçlunun haksız itirazını hükümsüz kılmak için itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede açtığı davaya "itirazın iptali davası" (İİK m. 67) denir.
İcra Hukuk Mahkemesinde 6 ay içinde açılan "itirazın kaldırılması" (İİK m. 68) yolundan farklı olarak, itirazın iptali davası genel mahkemelerde görülür; alacaklı alacağını yalnız İİK m. 68 belgeleriyle değil, fatura, ticari defter, sözleşme, bilirkişi incelemesi, yemin ve (senetle ispat sınırları dahilinde) tanık gibi her türlü delille ispatlayabilir ve mahkemenin vereceği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.
İİK m. 67/2 uyarınca bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse ve alacak likit (belirli/hesaplanabilir) nitelikteyse, talep halinde borçlu hükmolunan tutarın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına; alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse borçlunun talebi üzerine alacaklı da en az %20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilir.
Dava Şartları, Yargılama Aşamaları ve Hukuki Sonuçları
Geçerli Bir İlamsız İcra Takibi ve 1 Yıllık Hak Düşürücü Süre
İtirazın iptali davası açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalı, borçlu süresi içinde geçerli bir itirazda bulunmuş olmalı ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmalıdır. (İtiraz alacaklıya tebliğ edilmemişse 1 yıllık süre işlemeye başlamaz; ancak 1 yıl geçtikten sonra açılan dava normal alacak davası olarak dinlenebilir.)
Dava Şartı Arabuluculuk Zorunluluğu
Takip konusu alacak ticari işten (TTK m. 5/A), iş ilişkisinden (7036 s. K. m. 3), tüketici işleminden (TKHK m. 73/A) veya kira ilişkisinden (HUAK m. 18/B) doğuyorsa, itirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Peşin Harç Mahsubu ve Likit Alacak Denetimi
492 sayılı Harçlar Kanunu m. 29 uyarınca icra takibine başlarken yatırılan binde 5 (‰5) peşin harç, itirazın iptali davasında yatırılacak nispi peşin karar ve ilam harcından mahsup edilir.
Yüksek Mahkeme (Yargıtay / Danıştay) Uygulama İlkeleri
- İtirazın iptali davasında %20 icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davacının dava dilekçesinde açıkça talepte bulunması ve alacağın "likit (muayyen, borçlu tarafından miktarı bilinebilir veya tüm unsurları belli olup basit bir hesapla belirlenebilir)" olması şarttır.
- İcra inkâr tazminatı yalnız kabul edilen "asıl alacak" üzerinden hesaplanır; takip öncesi işlemiş faiz üzerinden ayrıca inkâr tazminatı hesaplanamaz.
- İcra dairesinin yetkisine de itiraz edilmişse, itirazın iptali davasına bakan mahkeme önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını inceler; icra dairesi yetkisizse geçerli bir takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle itirazın iptali davasını usulden reddeder.
Sık Sorulan Sorular
Borçlu icra dosyasına itiraz etmiş ama itiraz dilekçesi bana tebliğ edilmemiş; 1 yıllık süre geçti mi?
Hayır! İİK m. 67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre, borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya (veya vekiline) İİK m. 62/2 uyarınca resmen tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İtiraz tebliğ edilmemişse icra dosyası yenilendiği sürece 1 yıllık süre dolmuş sayılmaz.
İtirazın iptali davası kazanılınca karar kesinleşmeden hacze devam edilebilir mi?
Evet! İtirazın iptali ilamları HMK m. 367 kapsamında kesinleşmeden icra edilemeyecek (aile, kişiler veya taşınmazın aynına ilişkin) kararlar arasında yer almadığından, mahkeme kararının tebliğiyle birlikte kesinleşmesi beklenmeksizin duran icra takibine ve hacizlere devam edilebilir (borçlu ancak İİK m. 36 uyarınca teminat yatırarak tehir-i icra kararı alırsa icrayı durdurabilir).