Mesaj yazın

Miras ve Gayrimenkul Hukuku • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Haksız İşgal Tazminatı (Ecrimisil) Taleplerinde 5 Yıllık Zamanaşımı Süresi — Yargıtay İBK 1937/29 E., 1938/10 K. ve 1945/22 E., 1950/4 K.

Taşınmazın haksız işgali nedeniyle talep edilen ecrimisil tazminatının haksız fiil niteliği ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğuna dair Yargıtay İBK kararları.

Yüksek Mahkeme / KurulYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Tarih, Esas ve Karar No25.05.1938 T., 1937/29 E., 1938/10 K. ve 08.03.1950 T., 1945/22 E., 1950/4 K.
Hukuk DalıMiras ve Gayrimenkul Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri4721 s. Türk Medeni Kanunu m. 995 (Mülga 743 s. MK m. 908) • 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 147/1 (Mülga 818 s. BK m. 126/1) • 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 49

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

Bir taşınmazı malikin rızası veya hukuki bir sebep olmaksızın kullanan kötüniyetli zilyede karşı açılan haksız işgal tazminatı (ecrimisil) davalarının hukuki niteliğinin ne olduğu, hangi şartlarda ecrimisile hükmedilebileceği ve bu taleplerin kaç yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulacağı hususudur.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 25.05.1938 tarihli ve 1937/29 E., 1938/10 K. sayılı kararında, ecrimisil alacaklarının dönemsel nitelikleri itibarıyla kira alacaklarına benzediğini değerlendirerek, mülga Borçlar Kanunu m. 126 (yürürlükteki TBK m. 147) uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğuna hükmetmiştir.

Daha sonra verilen 08.03.1950 tarihli ve 1945/22 E., 1950/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise fuzuli işgalin (haksız kullanımın) tarafların karşılıklı iradesine dayanan bir kira sözleşmesi olmadığı, kötüniyetli zilyedin malikin mülkiyet hakkını ihlal etmesinden kaynaklanan özel bir "haksız fiil" ve "zarar tazmini" (TMK m. 995) olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte, 1938 tarihli İBK ile benimsenen 5 yıllık zamanaşımı kuralı varlığını korumuştur.

Bu iki temel İçtihadı Birleştirme Kararının birlikte uygulanması sonucunda; ecrimisilin hukuki niteliği itibarıyla kötüniyetli zilyedin haksız işgalden doğan tazminat sorumluluğu olduğu, en az kira geliri (olağan kira bedeli) kadar bir zararın varlığının kabul edildiği ve dava tarihinden geriye doğru en fazla 5 yıllık süre için ecrimisil istenebileceği Türk hukukunda yerleşik kural haline gelmiştir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Ecrimisil davalarında zamanaşımı süresi, dava tarihinden geriye doğru 5 yıldır; davalının zamanaşımı def'ini ileri sürmesi halinde dava tarihinden önceki 5 yılı aşan dönem için ecrimisile hükmedilemez.
  • Henüz doğmamış (dava tarihinden sonraki ileriye dönük) dönem için ecrimisil talep edilemez; işgal devam ediyorsa dava tarihinden sonraki dönem için yeni bir dava açılması gerekir.
  • Paylı mülkiyete veya elbirliği mülkiyetine konu taşınmazlarda (örneğin miras kalan taşınmazlarda) paydaşların birbirinden ecrimisil isteyebilmesi için kural olarak "intifadan men" (kullanımdan/yararlanmadan engellenme ve kullanım iradesinin karşı tarafa bildirilmesi) şartının gerçekleşmiş olması aranır.
  • Ancak taşınmazın doğal ürün veren yerlerden (fındıklık, zeytinlik, çaylık vb.) olması, kiraya verilerek hukuki semere elde edilmesi, paydaşlar arasında kullanım anlaşması bulunması veya daha önce elatmanın önlenmesi/ortaklığın giderilmesi davası açılmış olması gibi istisnai hallerde ayrıca intifadan men şartı aranmaz.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın