Davanın Hukuki Niteliği, Tarafları ve Konusu
Türk Medeni Kanunu’nda çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulurken; çocuk ile baba arasındaki soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle (babalık davası) kurulur (TMK m. 282). Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası koca sayılır (TMK m. 285 - babalık karinesi). Babalık karinesinin çürütülerek çocuk ile koca arasındaki hukuki soybağının ortadan kaldırılması için açılan davaya "soybağının reddi davası" (TMK m. 286) denir.
Soybağının reddi davası; koca, çocuk (küçük ise atanacak temsil kayyımı) veya Anayasa Mahkemesinin TMK m. 286/1’i iptal kararı sonrasında "ana" tarafından ve ayrıca TMK m. 291’deki şartlarla diğer ilgililer (baba olduğunu iddia eden kişi veya kocanın altsoyu/ana-babası) tarafından açılabilir. Evlilik içinde veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğmuş bir çocuğun biyolojik babasıyla soybağının kurulabilmesi için öncelikle mevcut babalık karinesinin soybağının reddi davasıyla çürütülmesi şarttır.
Babalık davası (TMK m. 301) ise evlilik dışı doğan ve başka bir erkekle arasında soybağı bulunmayan çocuk ile biyolojik baba arasında soybağının hâkim hükmüyle kurulmasını sağlayan yenilik doğurucu (inşai) bir davadır. Bu dava ana ve çocuk tarafından babaya (baba ölmüşse mirasçılarına) karşı açılır ve Cumhuriyet savcısı ile Hazineye re’sen ihbar edilir.
Dava Şartları, Yargılama Aşamaları ve Hukuki Sonuçları
Küçük Çocuğa Temsil Kayyımı Atanması Zorunluluğu
Soybağının reddi veya babalık davasında yasal temsilci olan ana ve babanın menfaati ile ergin olmayan çocuğun menfaati çatıştığından, TMK m. 426/2 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinden küçüğe davada kendisini temsil etmek üzere "temsil kayyımı" atanması istenir. Kayyım atanmadan ve davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilemez.
Hak Düşürücü Sürelerin İncelenmesi (TMK m. 289 ve m. 303)
Soybağının reddi davasında koca, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde; çocuk ise ergin olduğu tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde dava açmak zorundadır (gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre sebebin ortadan kalktığı tarihte başlar). Babalık davasında ise ananın dava hakkı doğumdan başlayarak 1 yıl geçmekle düşer; çocuğun dava hakkı yönünden 1 yıllık süre AYM tarafından iptal edildiğinden çocuk her zaman dava açabilir.
Zorunlu DNA İncelemesi (HMK m. 292)
Soybağı davalarında re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. 6100 sayılı HMK m. 292/1 uyarınca uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak şartıyla herkes soybağının tespiti için vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu incelemeye rıza göstermeyen tarafın, hâkim kararıyla zor kullanılarak (kolluk marifetiyle Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek) incelemeye tabi tutulmasına karar verilir.
Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye İhbar (TMK m. 301/3)
Babalık davası kamu düzenini ve miras/nüfus kayıtlarını doğrudan ilgilendirdiğinden TMK m. 301/3 uyarınca Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.
Ananın Mali Hakları ve Nafaka Talepleri (TMK m. 304)
Babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak ana; doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderleri babadan isteyebilir. Ayrıca çocuğun bakım ve eğitim giderleri için iştirak nafakasına hükmedilmesi talep edilebilir.
Yüksek Mahkeme (Yargıtay / Danıştay) Uygulama İlkeleri
- Evlilik devam ederken veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk yönünden koca ile soybağı kanunen kurulduğundan, soybağının reddi davası açılıp bu karine kesin hükümle çürütülmedikçe biyolojik babaya karşı tanıma işlemi yapılamaz ve babalık davası dinlenemez.
- Soybağı davalarında tarafların ikrarı veya kabulü hâkimi bağlamaz (TMK m. 284); davalı babalığı veya baba olmadığını kabul etse dahi Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinden DNA raporu alınmadan hüküm kurulamaz.
- Soybağının reddi davasında koca hakkındaki 1 yıllık hak düşürücü süre, salt şüpheyle değil, kendisinin baba olmadığını kesin/ciddi biçimde (örneğin özel DNA testi veya tıbbi raporla) öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
- Baba ölmüşse babalık davası onun yasal mirasçılarına karşı açılır; biyolojik babanın mezarının açılması (feth-i kabir) veya yakın kan hısımlarından alınan doku örnekleriyle DNA eşleştirmesi yapılarak soybağı tespit edilir.
Sık Sorulan Sorular
Boşanmadan sonra 300 gün içinde doğan çocuk eski eşin nüfusuna yazılırsa ne yapılmalıdır?
TMK m. 285 uyarınca evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuk kanunen eski kocanın nüfusuna kaydedilir. Çocuğun gerçek (biyolojik) babasının nüfusuna geçebilmesi için öncelikle Aile Mahkemesinde "soybağının reddi davası" açılarak eski eş ile çocuk arasındaki soybağı kaldırılmalı, ardından biyolojik baba tarafından tanıma yapılmalı veya babalık davası açılmalıdır.
Babalık davasında davalı DNA testi yaptırmayı reddederse mahkeme ne yapar?
HMK m. 292 uyarınca soybağının tespiti için kan veya doku örneği verilmesi kanuni bir yükümlülüktür. Davalı ihtara rağmen Adli Tıp Kurumuna gitmezse, hâkim incelemenin kolluk kuvveti (zor) kullanılarak yapılmasına karar verir.
Anne soybağının reddi davası açabilir mi?
Evet. Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli (E. 2023/37, K. 2023/140) iptal kararı ile TMK m. 286/1’de yalnızca koca ve çocuğa dava hakkı tanıyan sınırlama iptal edilmiş olup, artık anne de soybağının reddi davası açabilmektedir.
Babalık hükmü kesinleştiğinde çocuk babasının mirasçısı olur mu?
Evet. TMK m. 498 uyarınca evlilik dışında doğup da soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle (babalık davasıyla) kurulan çocuklar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi birinci zümre yasal mirasçı olurlar.
İlgili Mevzuat, Emsal İçtihatlar, Dilekçe ve Hesaplama Araçları
İlgili Çalışma Alanları
İlgili Temel Kanunlar
İlgili Emsal İçtihatlar
İlgili Dilekçe Rehberleri
Bu sayfada yer alan bilgiler yürürlükteki Türk mevzuatı ve yüksek mahkeme içtihatları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklarda hak düşürücü süreler ve delil durumu dosya bazında değerlendirilmelidir.