Mesaj yazın

Medeni Usul Hukuku • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Mahkeme Hükmünde Kanun Yolu Süresinin Hatalı Gösterilmesi ve Başvurunun İncelenmesi — Yargıtay İBK 2021/5 E., 2023/2 K.

Hukuk davalarında mahkeme hükmünde kanun yolu süresinin kanunda öngörülenden daha uzun (hatalı) gösterilmesi halinde, bu hatalı süre içinde yapılan başvurunun incelenmesi gerektiğine dair Yargıtay İBK.

Yüksek Mahkeme / KurulYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Tarih, Esas ve Karar No28.04.2023 T., 2021/5 E., 2023/2 K. (RG: 14.09.2023 / 32309)
Hukuk DalıMedeni Usul Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri2709 s. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 ve m. 40/2 • 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 90, m. 297/1-ç, m. 345 ve m. 361

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

Hukuk davalarında ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın hüküm fıkrasında, kanun yolu (istinaf veya temyiz) başvuru süresinin kanunda yazılı süreden hatalı olarak daha uzun gösterilmesi (örneğin 8 gün yerine 2 hafta veya tefhimden yerine tebliğden itibaren gösterilmesi) ve ilgili tarafın da mahkemenin belirttiği bu süre içinde kanun yoluna başvurması halinde, başvurunun süre aşımından reddedilip reddedilemeyeceği hususudur.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 28.04.2023 tarihli ve 2021/5 E., 2023/2 K. sayılı kararında, HMK m. 90/1'de yer alan "Kanunda belirlenen süreler kesindir" kuralı ile Anayasa m. 36 (mahkemeye erişim hakkı) ve Anayasa m. 40/2 ("Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır") hükümlerini birlikte değerlendirmiştir. HMK m. 297/1-ç uyarınca da hükmün sonuç kısmında varsa kanun yolları ve süresinin doğru biçimde gösterilmesi mahkemenin yasal yükümlülüğüdür.

Yargı mercilerinin kararlarında kanun yolu süresini veya bu sürenin başlangıç anını (tefhim/tebliğ) sehven yanlış yazması, devlete ve mahkeme kararlarına güvenerek hareket eden taraflar nezdinde korunması gereken haklı bir güven (meşru beklenti) oluşturur. Mahkemenin bizzat kendi kusuruyla yarattığı bu yanılgının tüm ağır sonuçlarının bireye yüklenerek kanun yolu başvurusunun süre aşımından reddedilmesi, adil yargılanma hakkının özünü zedelemektedir.

Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin mahkemeye erişim hakkına ilişkin yerleşik içtihatlarını da dikkate alan Kurul; hukuk davalarında mahkeme hükmünde kanun yolu süresinin hatalı gösterilmesi durumunda, kararda belirtilen bu hatalı süre içerisinde yapılan kanun yolu başvurusunun süresinde kabul edilerek esastan incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Mahkeme kararının hüküm fıkrasında istinaf veya temyiz süresi kanuni süreden daha uzun yazılmışsa (örneğin 1 hafta yerine 2 hafta veya 10 gün yerine 15 gün yazılmışsa), kararda yazılı süre içinde yapılan başvuru süre aşımından reddedilemez; esastan incelenir.
  • Kanun yolu süresinin başlangıcı kanunen "tefhim" (yüze karşı okunma) olduğu halde mahkemece hükümde "tebliğden itibaren" şeklinde hatalı gösterilmişse, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kararda yazılı süre içinde yapılan başvuru da süresinde sayılır.
  • Bu İçtihadı Birleştirme Kararı, tarafın kendisini vekille (avukatla) temsil ettirdiği davalarda da ayrım yapılmaksızın aynı şekilde uygulanır.
  • Buna karşılık, miktar veya niteliği itibarıyla kanunen "kesin" olan (kanun yolu kapalı bulunan) bir kararın mahkemece yanılgıyla "kanun yolu açık" olarak yazılması, o kararı istinaf veya temyiz edilebilir hale getirmez; kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkindir.
  • Mahkeme hükmünde kanun yolu süresi kanuni süreden daha kısa yazılmışsa, taraf kanunda öngörülen gerçek yasal süre içinde başvurma hakkını korur.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın