Mesaj yazın

Borçlar ve Medeni Usul Hukuku • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Kambiyo Senetlerinde Aval Verilmesinde Eşin Rızasının Aranmaması — Yargıtay İBK 2017/4 E., 2018/5 K.

Kambiyo senetlerinde (bono, poliçe, çek) aval verilmesi işleminde TBK m. 584 ve m. 603 uyarınca eşin yazılı rızasının aranmayacağına dair Yargıtay İBK.

Yüksek Mahkeme / KurulYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Tarih, Esas ve Karar No20.04.2018 T., 2017/4 E., 2018/5 K. (RG: 16.10.2018 / 30567)
Hukuk DalıBorçlar ve Medeni Usul Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 584 ve m. 603 • 6102 s. Türk Ticaret Kanunu m. 700, m. 701 ve m. 702

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalette eşin rızasını düzenleyen 584. maddesinin, aynı Kanun'un 603. maddesinde yer alan "Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır." hükmü uyarınca kambiyo senetlerinde (bono, poliçe, çek) verilen "aval" işleminde de uygulanıp uygulanmayacağı hususudur.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı kararında, kefalet sözleşmesi ile kambiyo hukukuna özgü bir kurum olan avalin hukuki niteliklerini karşılaştırmıştır. TBK m. 603'te eşin rızasına ilişkin kuralların kişisel güvence verilmesine ilişkin "diğer sözleşmelere" uygulanacağı belirtilmişken; TTK m. 700 vd. maddelerinde düzenlenen aval bir sözleşme değil, tek taraflı ve soyut bir kambiyo taahhüdüdür.

Kefalet borcu asıl borca bağlı (fer'i) bir nitelik taşırken, aval veren kişinin (avalistin) sorumluluğu TTK m. 702/2 gereğince şekli anlamda geçerli olmak kaydıyla lehine aval verilen kişinin borcundan bağımsızdır. Kambiyo senetleri kamu güvenine dayanan, şekle sıkı sıkıya bağlı ve hızlı tedavül (dolaşım) kabiliyeti bulunan kıymetli evrak niteliğindedir.

Aval işleminde eşin yazılı rızasının aranması halinde, senedi ciro yoluyla devralan iyiniyetli üçüncü kişilerin aval verenin evli olup olmadığını veya eşinin rızasının bulunup bulunmadığını senet metninden anlaması olanaksız hale gelecektir. Bu durumun kambiyo senetlerinin tedavül güvenliğini zedeleyeceğini değerlendiren Kurul, TBK m. 584'teki eşin rızası şartının kambiyo senetlerindeki avalde uygulanamayacağına karar vermiştir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Bono, poliçe ve çek üzerine gerçek kişiler tarafından konulan aval şerhlerinde (TTK m. 701), aval verenin eşinin yazılı rızasının bulunması geçerlilik şartı değildir.
  • Kambiyo senedinin ön yüzüne keşideci (düzenleyen) dışındaki bir gerçek kişi tarafından atılan tek imza da kanunen aval hükmünde olup (TTK m. 701/3), bu işlem için de eş rızası aranmaz.
  • Buna karşılık, kambiyo senedi dışında genel kredi sözleşmeleri, kira sözleşmeleri veya adi senetler üzerinde kurulan "kefalet sözleşmelerinde" ve gerçek kişilerin kişisel güvence verdiği diğer sözleşmelerde TBK m. 584 ve m. 603 uyarınca eşin yazılı rızası (ve el yazılı kefalet şekil şartları) aranmaya devam etmektedir.
  • Kambiyo senedine aval veren kişi, eşinin rızası alınmadığı gerekçesiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itiraz edemez veya menfi tespit davası açamaz.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın