Mesaj yazın

Borçlar ve Medeni Usul Hukuku • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Tarafların Sulh Olması Halinde Akdi Vekâlet Ücretinden Müteselsil Sorumluluk — Yargıtay İBK 2017/6 E., 2018/9 K.

Avukatlık Kanunu m. 165 uyarınca tarafların sulh olması halinde karşı tarafın, avukat ile müvekkili arasındaki akdi vekâlet ücretinden müteselsilen sorumlu tutulamayacağına dair Yargıtay İBK.

Yüksek Mahkeme / KurulYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
Tarih, Esas ve Karar No05.10.2018 T., 2017/6 E., 2018/9 K. (RG: 20.03.2019 / 30720)
Hukuk DalıBorçlar ve Medeni Usul Hukuku
İlgili Kanun Maddeleri1136 s. Avukatlık Kanunu m. 164 ve m. 165 • 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 162 (Müteselsil Borçluluk) • 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326 ve m. 330

Uyuşmazlık Konusu ve Hukuki Sorun

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen "Sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar." hükmündeki avukatlık ücreti kapsamına, avukat ile kendi müvekkili arasında imzalanan sözleşmedeki "akdi vekâlet ücretinin" dahil olup olmadığı hususudur.

Yüksek Mahkemenin Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 05.10.2018 tarihli ve 2017/6 E., 2018/9 K. sayılı kararında, avukatlık ücretinin iki ayrı unsurdan oluştuğunu belirtmiştir: İlki avukat ile müvekkili arasındaki sözleşmeden doğan "akdi vekâlet ücreti" (Av.K. m. 164/1-4), ikincisi ise yargılama sonunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre karşı tarafa yükletilen "karşı yan (kanuni) vekâlet ücreti"dir (Av.K. m. 164/5).

Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, avukat ile müvekkili arasında akdedilen avukatlık ücreti sözleşmesi yalnızca sözleşmenin taraflarını bağlar. Davanın karşı tarafı bu ücret sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi, sözleşmenin içeriğini ve kararlaştırılan ücret miktarını bilmesi ya da denetlemesi de mümkün değildir. TBK m. 162 uyarınca kanundan doğan müteselsil sorumluluk halleri istisnai nitelikte olup dar yorumlanmalıdır.

Bu gerekçelerle Kurul; Avukatlık Kanunu m. 165'te yer alan müteselsil sorumluluğun yalnızca tarife gereğince hesaplanan "karşı yan vekâlet ücretini" kapsadığına, davanın karşı tarafının kendi tarafı olmadığı avukatlık sözleşmesinde kararlaştırılan "akdi vekâlet ücretinden" müteselsilen sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Somut İlkeler

  • Dava veya icra takibinin tarafları avukatları devre dışı bırakarak sulh olsalar veya anlaşarak dosyayı takipsiz bıraksalar dahi, karşı taraf yalnızca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan "karşı yan vekâlet ücretinden" müvekkille birlikte müteselsilen sorumludur.
  • Avukat ile kendi müvekkili arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi varsa, bu sözleşmede kararlaştırılan "akdi vekâlet ücreti" yalnızca müvekkilden talep edilebilir; karşı taraftan istenemez.
  • Avukat ile müvekkili arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmayan hallerde Avukatlık Kanunu m. 164/4 uyarınca müvekkilin ödeyeceği akdi ücretten de karşı taraf müteselsilen sorumlu tutulamaz.
  • Karşı tarafın Av.K. m. 165 kapsamındaki müteselsil sorumluluğunun doğabilmesi için taraflar arasında bir sulh veya anlaşmanın varlığı ve bu nedenle işin sonuçlandırılması ya da takipsiz bırakılması gerekir.

Bu sayfadaki yüksek mahkeme karar incelemesi genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre hukuki değerlendirme farklılık gösterebilir.

Mesaj yazın